Bu Son Olsun (2012): 12 Eylül’den Komedi Çıkar mı?

Kaan Karsan
Kaan Karsan
03 Ocak 2012

Acıları sağıp içerisinden mizah çıkarmak, her daim ilginç ve cesur bir fikirdir aslında. Zaman içerisinde toplum tarafından tabulaştırılmış, her yönüyle ciddi, hatta belki de “şakası” bile olmayacak toplumsal anıları içerisine mizah unsurları katarak bir komedi filmine dönüştürmek, ülkemizde artık pek de yapılmayan bir mizah türü olan “politik” mizahı canlandırmak açısından da ilk celsede heyecan verici. Ülkemiz sınırlarında belki de üzerinde mutabakat sağlanabilen tek ulusal acımız olarak addedebileceğimiz 12 Eylül darbesi ve onun açtığı yaralar da, ilk filmini çeken Orçun Benli’nin elinde duygusal tonunu da bir kenara bırakmayan bir komedi denemesi haline geliyor. Filmin ve mizahın zaten üzerinde çok durulan, konuşulan bir yakın dönem izi olan 12 Eylül üzerine olması da, politik söylemlerin yaratacağı riski ilk elden azaltıp filmi mayınsız bölgeye çekiyor.

Tam olarak özdeşleştirilemiyor olsalar da karakterlerin karikatürizeliği nedeniyle ceplerinde Daltonlar göndermeleri taşıyan bir ekibimiz var filmde. Kendilerinden başka kimseye zararı olmayan beş evsiz karakterin “sokağa çıkma yasağı” karşısında neler yapacağı fikrinden harekete geçiliyor. Aslında görüldüğü üzere içerisinde ilgi çekici bir ironi ihtiva eden ve farklı yerlere gidebilecek bir çıkış noktası var yönetmenin elinde. Fakat Orçun Benli’nin bu fikrini ne kadar ileriye taşıyabildiği bir tartışma konusu…

Çarpık kentleşmenin işgal ettiği, tarihin korunamadığı ülkemizde, tahmin edildiği gibi, bir dönem filmi çekmenin zorlukları ülkemiz sinemacılarının bizi alıştırdığı biçimde bertaraf edilmiş. Bunun sonucunda ortaya çıkan kısıtlı mekan kullanımı ve risksiz, amaca yönelik bir sinematografi gibi yönetmen tercihleri filme aslında çok fazla zarar vermiyor, zira ‘Bu Son Olsun’un döneme ayna tutan bir dönem filmi olma hedefi yok. Filmin öncelikli amacı ‘Evsiz’likleri bile ellerinden alınan yoksulların hikayesi fikrini kendini ciddiye almadan aktarabilmek.  Bunu da özellikle ilk dakikalarında bir fazla güldüremese en azından tebessüm ettirerek başarıyor. Filmin temel problemleri ise yapılan darbe ile ortaya çıkmaya başlıyor.

Öncelikli olarak söylemem gereken şu ki mizah ve politika gibi iki kallavi kavram, hafif bir komedi filminde bile ‘Bu Son Olsun’dakinden daha çok ciddiyet bekliyorlar. Orçun Benli’nin henüz karakterlerin çizimini tam olarak bitirmeden filme salması, güldürmeyen skeçleri basit bir kurguyla birbirine bağlaması ve politik taşlamalarını daracık bir zümreyle sınırlı tutması filmin fikir boyutunda ilgi çekici gözüken halini yerle yeksan ediyor. Sağcı, solcu, asker ve polis tiplemeleri fazlasıyla ucuz dururlarken dönemin politik arka planını jenerikteki arşiv görüntüleri dışında neredeyse hiç yansıtamayan film yönetmenliği filmin tek iyi özelliği olan naif duygusunu görünmez hale getiriyorlar maalesef.

Engin Altan Düzyatan, Volga Sorgu, Ufuk Bayraktar, Ferit Kaya, Orhan Ekşin ve Hazal Kaya gibi tanıdık oyunculardan oluşan oyuncu kadrosu da pek başarılı olmayan karakterlere bir şey katamamış gibi gözüküyorlar. Filme hiçbir şey eklemeyen, gereksiz uzunluktaki sahneler, kör gözüm parmağına didaktik bir biçimde mesajı ileten repliklerle film ilk on dakikasından sonra yaşadığı düşüşü bir ileri boyuta taşıyıp üstüne bir de sıkıcı hale geliyor. Bu noktada Ufuk Bayraktar’ın filmin ilk bölümünde filmi terk eden ve filmdekinden çok daha ilgi çekici bir macera yaşayan karakterinden ve bu karakterden vazgeçilmesi nedeniyle kaçan fırsattan da söz edilebilir. Zira filmin hikaye anlatıcılığı bakımından belli bir potansiyel taşıyan tek karakteri Ufuk Bayraktar’ınki.

Sonuç olarak iyi niyetinden hiçbir şüphe duymayacağımız Orçun Benli, ilk denemesinde son derece vasat bir filmle çıkıyor karşımıza. Bir politik komedi filminin yaratıcılıktan yoksun taşlamalarla ve bayatlamış bir mizahla beyazperdede arz-ı endam etmesinin sonucu elbette ki pek parlak gözükmüyor. Mizah yaparken politikayı, politika yaparken mizahı, genel anlamda da sinemayı unutan Bu Son Olsun, sınıfı geçemeyen, unutulur bir dönem komedisi örneği olarak rafa kaldırılıyor.

 

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5