Black Books (2000): Oklarımız Bitene Kadar Iskalayacağız Hayatı

Neslihan Güngör
Neslihan Güngör
07 Haziran 2012

Dylan Moran ve Graham Linehan tarafından yaratılan; umursamaz, asabi karakteriyle Bernard, iyimser yardımcısı Manny, sürekli umutsuz bir hayata tutunma çabası içinde olan Fran ve çok satış yapmak gibi bir kaygının hiçbir zaman güdülmediği haliyle Black Book, sadece İngiliz komedisinin mükemmel bir örneği değil, aynı zamanda zekice tasarlanmış diyalog ve detaycı arka plan kullanımıyla, modern kültürün yel değirmenlerine karşı cansiperane bir biçimde, terkisinde bol miktarda şarap, ikinci el kitap ve sigarayla savaşan bir Don Quijote’ tur desek hiç de abartılı bir tanım olmaz.

Gerçekten de kendisiyle hiçbir konu konuşulamadığı yönünde Bernard’ı eleştiren Fran’a verilen cevap bile başlı başına bu karşı duruşun altını çizer.

“ Modern kültür hakkında herhangi bir şey biliyor musun Bernard? Beckham, sosyete, pokemon…”

“ Pacman. O pacman diye okunur.”

Dylan Moran dizinin yaratım sürecindeki temel fikri şöyle açıklar: “İkinci el kitapçı işletmek ticari  bir başarısızlığı garanti etmektir. İşin tüm felsefesi budur.” Dylan’ a göre sıklıkla uğradığı ikinci el kitapçılar her zaman bu ölü yatırım için inat eden insanlar tarafından işletilmektedir.

Linehan ise bu savaşçı ruh halinin bir kitapçıda gördüğü ilan tahtasında şu şekilde bir yazıyla aktarıldığını düşünmektedir. “ Lütfen incelediğiniz kitapları istediğiniz yere bırakın, çünkü bizim onları olması gerektiği yere yerleştirmekten başka yapacak daha iyi bir işimiz yok!”

Dizi bu yönüyle amaçlandığı gibi bir dizi tuhaf sayılabilecek tepki ve fikrin tutarlı bir şekilde inşa edilmesiyle yarım saat süren 18 bölüm boyunca izleyicinin beklentisini karşılar.

Daha ilk bölümün açılışında Bernard ve bir müşteri arasında geçen diyalog dizinin tamamına hakim olacak olan tavrı muştular.

“- Şu kitaplar ne kadar?”

“-Ne?”

“-Deri ciltli olanlar, ne kadar?”

“-Dickens. Charles Dickens’ ın çalışmalarının derlemeleri”

“-Onlar gerçek deri mi?”

“-Onlar gerçek Dickens!”

“- Deri olmasını istiyorum çünkü kanepemle uyuşmaları gerekiyor.200 sterlin veririm”

“-Deri kaplı sterlinler mi? Çünkü cüzdanım için deri kaplı sterlinler gerekiyor.”

Gerçekten de her daim elinde farklı bir kitap bulunan kahramanlarıyla, kapıya asılı levhanın her iki tarafında da “kapalı” yazan Black Books’ ta, Bernard’ ın burayı bir işletmeden çok kendi kişisel kütüphanesi gibi gördüğü söylenebilir. Bu kütüphanede Manny’ nin işe başladığı ilk günlerde çok kitap satma çabasına karşı Bernard’ ın “Tanrım müşteriler! Neden kapıyı kilitlemedin?” sorusu da, “Bir sürü kitap sattın, müşterilerle aran iyi, ama iş böyle yürümüyor” yorumu da abes kaçmaz.

İlerleyen bölümlerde, yan binada yapılan tadilat çalışmasından kaçarak,  varmak istedikleri mekanda, uçak aktarmaları yüzünden sadece dört saat geçirebildikleri tatil dönüşü, binanın “Goliath Kitapçısı” adıyla açıldığını görürler. Zarif bir David Goliath savaşı göndermesi olan adıyla rakip kitapçı, son teknolojinin desteklediği dizaynı, kitap almaya gelenlere yapılan ikramlar ve okuma bölümleri ile Black Books’ u yenmeye hazırdır. Ama kurumsal şiddetin sürdüğü ortama Bernard’ ın dokundurmalarından bıkarak kaçan Manny için yeni şartlarda tutunmak mümkün olmayacaktır.  8 yaşından beri kestirmediği saçlarının hedef alınması üzerine Manny soluğu eski mekanında alır.

Gerçek kitap takipçilerinin rahat edeceği bir ortamdan, hoşça vakit geçirilen bir alışveriş merkezi eklentisine dönüşen kitapçı tasarımını zaman içinde Black Books’ ta dener. Başlangıçta iyi  gibi görünen bu yönelim, “Şu andan itibaren rekabet edeceğimiz tek yıldız Dunlop’ tur.”-Michelin yıldızlarını bertaraf eden bir dil sürçmesi- kitapçıda yemek servisiyle son bulur ve dükkan bu hezimetten sonra “olmak için doğduğu” hale döner.

Kahvaltıdan itibaren şarap ve sigarayla beslenen kahramanlarımızın modern hayat hobilerine karşı da tavrı nettir. Hayatını düzene sokmak için bir arkadaşıyla yoga yapmaya başlayan Fran, sadece pirinçten yapılan yemekler ve güneşi selamlama egzersizlerine daha fazla dayanamayarak alkol denizinde boğulmayı tercih eder.

Fran, 30 yaş üstü kadın ve erkeklerin devamlı olarak özlemini çektiği “şık ve steril” aşk kavramından da muzdariptir. Bıkmadan yemeğe çıkarak şans verdiği erkekler ya anneleriyle bir arabada yaşamakta, ya da eşcinsel çıkmaktadırlar. Fran, duruşunun hakkını hafta sonu evlenecek bir arkadaşı için düzenlenen partide, şişe çevirmece oyunu sırasında, kız arkadaşlar arasında gizli kalan gerçekleri ifşa edip, düğünün yapılmasına engel olarak verir.

Bir diğer güzel sahne tadilatın neden olduğu gürültüden kaçmak için çıkılan tatilin yol hazırlığıdır. Garantici kişiliğiyle çantayı böcek ilacı, güneş kremi, giysiler ve seyahat çekleriyle hazırlayan Manny, her arkasını döndüğünde bunları çıkartıp yerine bol miktarda kitap ve müzik dinlemek için bir pikap koyan Bernard tarafından bloke edilir. Tatil o kadar abartılacak bir şey değildir ve her yer ancak okunacak kitaplarla güzelleşebilir.

Popüler kültüre dair hiçbir fikri olmayan kahramanlarımızın televizyonu “keşfi” ise, Bernard’ ın kitap evreninden çıkıp reel hayata kumar oynamak üzerinden karıştığı bir dizi tatsız olayla sonuçlanacaktır.

İlan tahtasında yazılı olan “volkman ve cep telefonu yasak” uyarısıyla başlayıp, “gülmek yasaktır, mutlak sessizlik” ve sonunda sadece “yapma” ibaresiyle son bulan kurallar dizisinin hakim olduğu Black Books, çalışanlarının “takım üyesi 8” gibi adlandırıldığı Goliath Kitapçısıyla kıyaslanınca cennetin yeryüzündeki izdüşümü olarak varsayılabilir.

Her ne kadar eski nişanlısı kendisinden kurtulmak için öldüğü yalanını yaysa da, çocuk kitabı yazma fikriyle başlayıp, Stalin rejiminden kaçan bir akademisyen, akademisyenin evliliği parçalanmak üzere olan kızı ve akademisyeni araştırırken kızına aşık olan ve onunla beraber olabilmek için kariyerini bir kenara bırakıp Omsk’a yerleşen bir gazetecinin hikayesini anlatan tuğla kalınlığında bir kitap yazan Bernard, sonu gelmez aşk beklentisiyle, klasik kentli kadın tanımının ne kadar arzu etse de yakınından bile geçmeyen Fran ve ya “The Little Book of Calm’ ı” yanlışlıkla yuttuğu için ya da doğası gereği hep sakin ve diğerlerini yatıştıran bir iyimserliğe sahip Manny, Black Book evreninin yenilmekten korkmayan karakterleridir.

Evet belki en son seyrettikleri film 1968 yapımı Maymunlar Cehennemi’ dir ve günümüz sinemasını “Richard Gere, çocukluğuna dönüp kendisini kurtarabilmek için, geçmişe dönmek üzere kendisini öldürür. Böylece büyüyüp, çocukluk halini kurtarabilmek için, kendisini öldürüp, geçmişe dönebilecektir.” örneğiyle tanımlamaktadırlar. Ama yel değirmenlerini tarumar etmenin sırrı tam da buradan geçmektedir zaten.

Neslihan Güngör

gungorness@hotmail.com

Twitter