Bir Zamanlar Anadolu’da (2011): Sinemanın Zirvesinden Sevgilerle…

Kaan Karsan
Kaan Karsan
22 Eylül 2011

Ülkemizde kemikleşmiş bir ana akım sinemadan(niteliksiz komedileri elbette ki mevzunun dışında tutuyorum) bahsedemediğimiz için, elbette ki “auteur” yönetmenlerimizin üstüne daha fazla titrememiz gerekiyor. Nuri Bilge Ceylan da şüphesiz ki yönetmen sinemamızın en önemli temsilcilerinden ve aynı zamanda bu toprakların yetiştirdiği en büyük sanatçılardan biri. Bu, çektiği her filmle dünya sinemasının en önemli vitrinlerinde büyük ilgi çeken bir yönetmen hakkında oluşturulan öznel bir yargıdan nesnel bir yargı olmaya doğru hızla ilerleyen bir “bilgi” artık.

Nuri Bilge Ceylan, ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ ile kamerasını tekrardan kentten kırsala çevirirken bir cinayet soruşturmasının bütün ince detaylarını aşama aşama derinlikli bir şekilde anlatmaya soyunuyor.  Bir cesedin arayışındaki polis, jandarma, şöforler ve savcıdan oluşan ekip, tıpkı filmin başında da söylenildiği gibi, “bir zamanlar anadolu’da” diye başlayan bir anı ediniyorlar aslında o gece.

Filmin ilk anlarından itibaren kendimizi kasvetli ve karanlık bir ortamda buluyoruz ve bu yalnızca gecenin karanlığından kaynaklanmıyor. Yaşadığımız hayatın doğuştan gelen karanlığı, filmin her anına son derece gerçekçi bir şekilde yedirilmiş vaziyette. Öyle ki, kurmaca değil de gerçek dünyada dahi nefes aldıklarına yemin edebileceğimiz film karakterlerinin hepsi bir şeyler gizliyor; hem kendilerinden hem de birbirlerinden… Zaten Nuri Bilge Ceylan’ın, bu film ile en iyi filmini çekmiş olmasının başlıca sebeplerinden biri de, bu kez hikayesindeki tüm karakterlerin gerçekçi değil, tamamen gerçek olmaları. Nuri Bilge, filmindeki karakterleri o kadar incelikli bir işçilikle sunuyor ki bizlere, hepsini çok kısa süre içinde tanıyor ve onlar hakkında edinmemiz gereken her türlü izlenimi bizi hiç koşullandırmadan bize aksettiriyor. Bunu destekler nitelikte, inanılmaz bir gözlem yeteneğiyle yazılmış olan diyaloglar ise, sizi filme yabancılaştırabilecek bütün unsurları sinema salonundan uzakta tutuyorlar. Zaten filmin başlangıcından bir süre sonra, bütün karakterlerin aynı beyin tarafından yaratıldığına inanmak çok zor hale geliyor. Zira filmin içerisindeki bütün karakterler bambaşka bir dünya, bambaşka bir evren vadediyorlar ve hepsi için ayrı bir film yazılabileceğine ikna olmanız hiç uzun sürmüyor.

Nuri Bilge Ceylan sinemasındaki yeni zirve…

Nuri Bilge Ceylan’ın gerçekten üstün bir çaba gerektiren ve filme nasıl bir emek verildiğinin kısa bir ispatı olan uzun planları ise eminim ki sinemayı seven birçok kişiyi hayretler içinde bırakıyor. Zira çekilebilmesi için hem oyunculuk hem de yönetmenlik açısından insanüstü bir koordinasyona ihtiyaç duyan sahneler, bize kendimizi dünya çapında ve benzersiz bir yönetmene sahip olduğumuzu hatırlatıyor ve açıklanması namümkün bir gurur yaşatıyor.  Gökhan Tiryaki’nin filmin büyük bir bölümünde karanlık bir ortamda elde edebildiği görüntüler ise her türlü övgüyü hak ediyor. Bütün bunlar filmin teknik anlamdaki kusursuzluğunu unutulmaz bir seviyeye taşıyor.

Nuri Bilge Ceylan, ilk kez bu kadar kalabalık bir oyuncu kadrosuyla çalışıyor belki; ancak oyuncularına öyle hakim ki, bundan sonra çekeceği kalabalık filmler için ağzımıza bir parmak bal çalıyor kendisi adeta. Başta filmi her sahnesinde başka bir boyuta taşıyan Ercan Kesal olmak üzere bütün oyuncular filme çok büyük bir değer katıyorlar. Zaten “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmindeki karakterlerin canlandırılıp bedene bürünebilmeleri için, tamamen özümsenmeleri, hazmedilmeleri gerekiyor ve kadrodaki tüm oyuncular bunu parmak uçuklatan bir başarıyla başarıyorlar.

“Bir Zamanlar Anadolu’da” aslında bir yazıda anlatılabileceğinden çok daha özel bir film. Nuri Bilge Ceylan gibi bir yönetmen ile aynı topraklar üzerinde yaşayıp, onun yaptığı her işten anında haberdar olabilmek bir sinemasever için büyük bir şans. “Bir Zamanlar Anadolu’da”nın öncelikli olarak akıllara düşürdüğü mevzu bu. Nuri Bilge Ceylan, belki de çekilmiş hiçbir filme benzemeyen bir film yaratarak kendi sinemasının artık nasıl bir seviyeye ulaştığını kısaca özetliyor. “Bir Zamanlar Anadolu’da”, kariyerinin zirvesinde gezinen bir yönetmen için bile bambaşka bir zirve.

Ekiple Yaptığımız Röportajlar:

http://eksisinema.com/roportaj-taner-birsel-bir-zamanlar-anadoluda/

http://eksisinema.com/roportaj-zeynep-ozbatur-atakan/

http://eksisinema.com/roportaj-gokhan-tiryaki/

kaankarsan@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5