Stardust (2007): Bir Masal Seyretmek…

Ahmet Tuğcu
Ahmet Tuğcu
10 Temmuz 2012

Bir filmi unutulmaz kılan özellikler nelerdir? Sürükleyiciliği mi, çarpıcı sonu mu, dikkat çeken oyunculukları mı, verdiği mesajlar mı? Bu sorular uzar gider, peki ya cevaplar? Bu sorunun net bir cevabı olsa belki de sinema bir kalıba hapsolur, özgürleşemez; böylece gişe filmleri, sanat filmleri şeklinde farklı seyirci gruplarına hitap eden yapımlar ortaya çıkmaz idi. Bu faktörleri bir kenara bırakıp sinemanın başarısını bireysel bazda incelediğimizde başka bir unsur ön plana çıkmaktadır. O unsur; yeri geldiğinde bir başyapıtı sıradanlaştıran, yeri geldiğinde de sıradan bir yapımı efsane haline getirebilen seyirci psikolojisidir. Bu sebeple ruh hâline göre film tercihi küçümsenmeyecek derecede önemli etkendir yapımın birey üzerindeki hedefine ulaşmasında. İşte tam bu noktada her koşulda seyircinin kalbini fethedebilecek filmler çıkar ortaya, numunedir onlar, az ama özdür. İnsanı ekrana bağlar,  defalarca kez seyrettirebilir kendisini… Bu keyifli film türünün en başarılı örneklerden biri hiç şüphesiz ki Stardust’tır. Aslında direkt film deyince durup düşünesi geliyor insanın, sahiden bu projeyi tam olarak doğru ifade eden kelime bu mu? Masal seyretmek, hatta bir masala şahit olmak daha iyi mi tasvir eder yoksa?

 

Başarılı bir masal… Peki, bu başarıyı hangi özelliğine borçlu Stardust? İnsanları sarıp sarmalayan bir senaryoya sahip mi mesela? Yoksa yönetmen veya oyuncular mı damga vurmuş? Bunların cevaplarını ararken filmin bir kitap uyarlaması olduğunu vurgulamakta fayda var. Bu sıradan bir şey değil, çünkü kitaptan uyarlama filmler okurlar tarafından genellikle sert üslupla eleştirilir. Kitapta okunulan karakterler, ortamlar, hatta olay örgüleri kendi hayal âleminde canlandırdığın, bir nevi farklı bir boyutta görsele döktüğün unsurlardır. Bu hayal unsurları da kişiden kişiye göre değiştiği için sinemada çizilenle bireyin aklından geçenin uyuşma ihtimali son derece zor olur. İşte tam olarak bu sebepten bir türlü bekleneni karşılayamaz bu uyarlamalar. Bu genel görüşe rağmen film ekibi seni kendi hayal âlemine sokabildiyse takdire şayan bir başarı sergilemiş demektir. Yönetmeni Matthew Vaughn başta olmak üzere tüm teknik ekip bunu fazlasıyla başarmış Stardust’ta. Kolay değil; biraz aşk, biraz kurgu, biraz komedi, biraz ders, hatta biraz da hüznü birleştirip sunmuş seyirciye. Tabii buna Robert De Niro, Michelle Pfeiffer, Charlie Cox, Claire Danes’in doyurucu performansları da eklenince… Daha ne olsun ki zaten?

Yeterince ilgi görememiş, arka planda kalmış olabilir Stardust. Belki seyredildiğinde ‘hayatımın filmi’ denilecek türden de değil. Lâkin her yaştan, her düşünceden insanın defalarca kez seyredebileceği ve her defasında harika vakit geçirilebileceği bir film olduğu kesin. Her türlü ön yargıyı bir kenara bırakıp masal seyretmeye var mısınız?

aat1903

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5