Betty Blue (1986): Karanlık Fakat Çekici

Kaan Karsan
Kaan Karsan
18 Ağustos 2011

Sarsıcı üslubuyla ve sıradışı hayatları anlatmasıyla tanınan yazar Philippe Djian’ın Betty Blue adlı eseri, yayınlanmasından bir sene sonra 1986 yılında beyaz perdeye aktarılıyor. Yönetmeni böyle meşakkatli bir işin altına girdiği için öncelikle cesaretinden dolayı tebrik etmek lazım; şahsi görüşüm, kitap (ve çizgi roman) uyarlamalarının seyirciyi heyecanlandırdığı kadar hayal kırıklığına uğratma ihtimalinin de oldukça kuvvetli olduğudur, ki bu duyguyu daha önce bizzat da tecrübe ettim.

Betty Blue, ya da filmin orijinal adıyla 37.2°C le Matin [37,2 Derece], çılgın bir kadına tutulan sıradan bir adamın öyküsü. Şüphesiz böyle söyleyince çok klişe geliyor kulağa; fakat film aslında sıradan hayatlarda yaşanan aşkın ve tutkunun gücünü bize olanca çıplaklığıyla ve gerçekliğiyle gösteriyor. Anlatılan duygunun özelliği ve yoğunluğu bakımından “tipik bir Fransız aşk filmi” demeye yeltenmek ise, büyük bir hata olurdu. Betty Blue’nun karanlık fakat çekici bir tarafı da var: Bencilliği, saplantıyı, şımarıklığı, umursamazlığı ve çılgınlığı da işliyor, yani karakterleri birer hayal ürünü olmaktan çıkarıp içimizden biri, herhangi biri yapan özellikleri…

Her ne kadar Béatrice Dalle’ın (Betty) oyunculuk performansını takdire şayan bulmasam da, pek çok açıdan hayal kırıklığına uğramadan, hatta büyük bir keyifle filmin sonunu getirdiğimi belirtmeliyim. Öte yandan Jean-Hugues Anglade (Zorg) ise, filmi sırtlayıp götürüyor ve benim gözümde eksiklikleri telafi ediyor.

Eğer sıradışı ve etkileyici bir aşk filmi isterseniz doğru adresi bulmuş olabilirsiniz; fakat yine de uyarayım, herkese göre bir film değil – en azından sizi toz pembe bir aşk filmi beklemiyor.

Not: Yazı konuk yazar orleanth‘a aittir.

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5