Bana Bir Soygun Yaz (2012): Vazgeçtim, Yazma!

Güzin Tekeş
Güzin Tekeş
16 Aralık 2012

Gün geçmiyor ki gişe hâsılatından başka hiçbir derdi olmayan çöp komedi filmlerinden bir yenisi daha vizyona girmesin. Son haftalarda üst üste gösterime giren ve her biri 100’ün üstünde salonda gösterim şansı yakalayan Moskova’nın Şifresi: Temel, Oğlum Bak Git, Van Gölü Canavarı, Laz Vampir Tirakula gibi filmlerin karşısında “Tepenin Ardı” gibi ödülden ödüle koşan filmlerin rica minnet kendine 14 salon bulabilmesi durumun ne kadar içler acısı olduğunu anlatıyor aslında.

Komedi, sinemanın en çok zekâ isteyen türlerinden biri olduğu halde, Türkiye’de komedi filmi yazık ki ucuz iş, uyduruk senaryo, zayıf oyunculuk ve yetersiz yönetmenlik anlamına geliyor. Artık televizyon dizisi bile olamayacak vasatlıktaki bu işler herkesin canına tak etti. Üstüne üstlük bu komedi filmlerinin yaptığı toplam gişe hâsılatına bakıldığında izleyici tarafından öyle sanıldığı gibi büyük bir talep olmadığı da görülüyor.

Yaşanan bu vahim durumu ister AVM sinemalarıyla, ister Türkiye’de sinema sektörünün tekelleşmesiyle, ister seyircinin ilgisizliğiyle açıklayın sonuç değişmiyor. Türkiye sineması göz göre göre kendi sonunu hazırlıyor ve biz ne kadar isyan etsek de bu durum pek değişecek gibi gözükmüyor.

bana bir soygun yaz11 Bana Bir Soygun Yaz (2012): Vazgeçtim, Yazma!

Neyse, gelelim haftanın “kahkaha bombardımanı” filmi “Bana Bir Soygun Yaz”a. Daha önce yaptığı korku filmleriyle yeteneklerinin sınırlarını ortaya koymuş olan yönetmen Biray Dalkıran bu kez şansını komedi türünde deniyor. Suç komedisi olmaya çalışan film, bir sıra talihsizlikler zinciri sonunda mafyaya yüklü miktarda borçlanan üç kafadarın bu borcu ödeyebilmek için soygun yapmaya kalkışmasını anlatıyor. Bir sinema filminden ziyade üç ayrı skeçten oluşmuş gibi duran film, zayıf senaryosunun yanı sıra abartılı oyunculuklarıyla da insanı sinemadan soğutuyor. Hele Mehmet Özgür gibi “Tepenin Ardı”nda mucizeler yaratan bir oyuncuyu böylesi vasat bir işte görünce insanın içi acıyor.

Sırf filmde kadın olsun diye eklenmiş, hikayeyle hiçbir bağlantısı olmayan kadın karakterler, homofobik espriler, televizyon dizilerine yapılan ucuz göndermeler daha ilk bakışta göze çarpanlar. Benzerlerinden farklı olarak, mafya babasının Arapça alıntılarla konuşan “dindar” bir karakter olarak çizilmesi başta iyi bir fikirmiş gibi gözükürken, bu o kadar çok tekrarlanıyor ki insana baygınlık veriyor. Hatta bir yerden sonra sinirleriniz o kadar bozuluyor ki ister istemez gülmeye başlıyorsunuz.

Yine de hayat zaten yeterince can sıkıcı, komedi olsun çamurdan olsun diyenlerdenseniz “Bana Bir Soygun Yaz”a bir şans verebilirsiniz. Unutmadan müjdeyi de verelim, büyük ihtimalle devam filmi “Bana Bir Kaçış Yaz” da çok yakında sinemalarda.

 

Yönetmen: Biray Dalkıran

Senaryo: İnci Uluçay

Yapım: Türkiye, 2012

Oyuncular: Hakan Yılmaz, Mehmet Özgür, Sera Tokdemir, Mehmet Usta, Ömür Arpacı, Umut Oğuz

Süre: 104′

 

guzintekes@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
2 votes, average: 1,00 out of 52 votes, average: 1,00 out of 52 votes, average: 1,00 out of 52 votes, average: 1,00 out of 52 votes, average: 1,00 out of 5