The Fountain (2006): Aronofsky Ölümsüzlük Arayışında

Tüm dünyayı müziği ve popüler oyuncuları kasıp kavuran 1970 yapımı Love Story sonrası aynı konulu çok sayıda film çekildi. Yeşilçam‘ı çemberin dışında tutarsak akla ilk gelen örnekleri A Walk To Remember, Nae Meorisokui Jiwoogae ve Sweet November olabilir. Genelde konu şöyle ilerliyordu bahsini geçirdiğim filmlerde: Oğlan bir kıza sırılsıklam aşık olur. Tabii kızla ilişkileri hızlı bir şekilde başlar devam eder. Bir de bakarız ki kız ölümcül bir hastalığın pençesine düşmüş. Bu hastalık bazen verem, bazen kanser, bazen beyin tümörü ve bazen de psikiyatrik bir vaka olur. Bir anda film, seyirciyi ağlatma amacı doğrultusunda düğümlenir. Oğlan kızı hastalığın pençesinden kurtarmak için varını yoğunu seferber edecektir.
Hemen hemen aynı konuyu içeren The Fountain’da(2006) ise yönetmen Darren Aronofsky, konu ne kadar klişe olursa olsun “farklı ve etkileyici” anlatım nasıl olur onu gösterme çabası içerisinde her zamanki gibi. The Wrestler hariç tüm filmleri hayal unsurları ya da halüsinasyonlar ile bezenmiş. Şiddet içerikli sahnelerin zaman zaman fazla(!) vurucu. Ama bunu o kadar ustaca yapıyor ki gerilim esnasında hiçbir kopukluk yaşanmıyor, esas anlatıyla bu unsurlar arasında.
The Fountain’da gene bu ana unsurları görmek mümkün. Belki diğerleriyle karşılaştıracak olursak, hayalden çok direkt bilimkurgu içeriğine sahip. Bu da filmi aynı konuya sahip benzerlerinden ayrı tutan niteliklerin başında geliyor. Mitoloji ve tarihten de ilham aldığı düşünüldüğünde pek de klasik aşk hikayesi olmuyor anlatı.

Konuya gelince, Tommy(Hugh Jackman) beyin hastalıkları üzerine çalışan bir bilimadamıdır. Karısı Izzi(Rachel Weisz)’nin beyin tümörü, onu işine daha da yoğunlaşmasını sağlamıştır. Bu konuda araştırma yaparak karısını kurtarmanın yanı sıra “ölümsüzlüğü” bulacaktır. Filmdeki ölümsüzlük kavramı “ölümsüz aşk” için kullanılmaya çalışılsa da hayat ağacı hikayesiyle süslenmiş. Ana karakter Izzi’nin yazmaya çalıştığı hikayenin ayrıntılarından biri de yine bu kavram.
Film boyunca 3 ayrı mekanda Tommy’nin ölümsüzlük arayışını görüyoruz. Birincisi karısı Izzi ile birlikte yaşadığı, beyin tümörüne çare bulmaya çalıştığı ev ve laboratuvar, ikincisi karısı Izzi’nin bitirmesi için eline verdiği hikayenin geçtiği 16.yy Yeni İspanya’sı, üçüncüsü ise uzayın derinlikleri. Bu üç mekandaki ortak arayış ise tahmin edildiği üzere hayat ağacı.

Film konusu ve işleyişi dolayısıyla akıcı bir biçimde ilerliyor. Bilimkurgu ögelerinin bunda rolü oldukça büyük. Benzerlerinin aksine işin duygusal ve ağlamaklı boyutuna çok az değiniyor. Film daha çok yaşanılan acı dolayısıyla ölümü kabullenememe üzerine kurulmuş. Bilimadamı Tommy ne yapıp ne edip ölümcül hastalığa bir çare bulmak istiyor. Kendini çok yıpratıyor araştırma sırasında, yeri geliyor eşini ihmal ediyor bu amaç uğruna. Ancak geriye dönüp baktığında kendi kendini suçlamaya başlıyor. Gene bu iç-suçlamalar esnasında yönetmen kendine has unsurları kullanarak seyirciyi rahatsız etmeyi başarıyor.
Yönetmenin Matrix veyahut 2001: A Space Odyssey gibi filmlerden etkilendiği söylenedursun özellikle konu bakımından o mertebelere erişmesi biraz zor gözüküyor. Aynı konuya sahip muadilleri arasında bir kıyas yapıldığında en farklısı, en derini olduğu aşikar. Ancak sözü geçen filmlerle farklı kulvarlarda koşuyor The Fountain. Aronofsky’nin stili dolayısıyla denemeye değer tabii. Konunun klişe aşk-ölüm temasına dayandırıldığı göz önünde bulundurularak izlenmeye başlandığında beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Hatta kendine hayran bırakıyor, “Demek olay, çekimlerde, bakış açısında ve durumu temellendirmedeymiş.” dedirtiyor.
Filmin müzikleri de ilgi çekici. Yazıyı bitirirken Aronofsky’nin Pi, Requiem For A Dream, The Wrestler ve Black Swan filmlerini de süsleyen müzisyen Clint Mansell‘e değinmemek olmazdı. Bir de link paylaşmak icap eder bu noktadan sonra, iyi dinlemeler…

Clint Mansell- Together We Will Live Forever

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5