Arka Pencere Mecmua 1 Aralık’ta Bayilerde!

Online olarak sekiz yıldır her hafta sinemaseverle buluşan Arka Pencere, son sayısında okurlarına verdiği sözü tutuyor; Arka Pencere Mecmua adıyla aylık ve ‘basılı’ olarak raflardaki yerini alıyor. Bilgehan Aras, Okan Arpaç, Murat Özer ve Burçin S. Yalçın’dan oluşan Yayın Kurulu, ilk sayının açılış yazısındaki ‘heyecanlı’ cümleleriyle bu serüveni özetliyorlar.

İnanırsak olur mu demiştik kendimize? Oluyormuş. 30 Ekim 2009’dan beri online yayımlanan Arka Pencere’nin 380’inci ve son sayısının girişinde, haftalık dergimizin aylık ve ‘basılı’ hale dönüşeceğini ve her şey yolunda giderse Aralık 2017’de elinizde olacağını söylemiştik.

Aylar öncesinde başlayan toplantılar, büyük heyecanla oluşturulan fikirler, bugüne kadar yapılmamış bir şeyleri deneme arzusu ama elbette en başta gelen ‘sinema’ ve ‘sinema dergiciliği’ aşkı. Gözümüzün korktuğu yahut ‘nasıl altında kalkacağız’ diye kaygılandığımız anlarda imdadımıza yetişen motivasyon; hem sinemaya hem okura olan inancımız.

Gücümüzü 2009’dan beri ‘bağımsızlığımızdan’ alıyorduk hep. Her konuda dilediğimiz gibi kalem oynatabilmek, çıkar ilişkilerinin gölgesine sığınmadan eleştirebilmek en büyük hazinemizdi. Müjdemizi isteriz, matbu olarak da aynı ‘özgürlükle’ ilerliyoruz. Hiçbir medya grubuna bağlı olmadan, cesurca, ‘bağımsız’ sinema sevdalıları olarak…

Bundan 10 yıl kadar önce, mevcut Altyazı dergisi ve birkaç yıl önce içimizi yakarak kapanan Sinema ile birlikte, Total Film, Empire, Film+, DVD+ gibi sinemayla ilgili dergiler, ülkenin hiçbir döneminde rastlanmayacak bir ‘sinema dergisi zenginliği’ yaratmışlardı ama (gözbebeğimiz gibi baktığımız) Altyazı dışında, artık hiçbiri yok. Tam da böyle bir ortamda, hele ki son dört yıldır popüler bir sinema dergisinin yayımlanmadığını düşünürsek, Arka Pencere Mecmua’nın önemli bir boşluğu doldurmaya geldiği daha net görülecek.

Popüler deyince yanlış anlaşılmasın, sabun köpüğü bir dergi değil elinizdeki. Ülkenin sinemayla ilgili en usta kalemleri, yani en iyi yazarları, en yeni yazılarıyla sizleri bekliyor. Sayfaları çevirdikçe ve yazarlarımızı gördükçe, herkese dudak uçuklatacağımızdan eminiz.

İstedik ki hem kalıcı ve düşündürücü sinema yazıları hem derinlemesine ama rahat okunan eleştiriler, hem de popüler sinemaya ilgili en yeni bilgiler bir arada olsun.

Yetinmedik, geçmişle bağımızı da koparmadık. Madem ‘dergi’mize ‘mecmua’ diyerek nostalji kapısını araladık, her birini aramızdan ayrılan ustalarımıza (Rekin Teksoy, Onat Kutlar, Nijat Özön, Giovanni Scognamillo) ithaf ettiğimiz ara başlıklarımıza da ‘nostaljik’ isimler verdik. ‘Mevzu’yu uzatmayalım, yeterince kendimizden ‘havadis’ verdik; siz okudukça ‘keyif’ yapar veya bizi ‘tenkit’ edersiniz.

1914’te Osmanlıca-Fransızca yayımlanan ilk sinema mecmuamızdan 103 sene sonra, ‘şimdilik’ yayımlanan son sinema mecmuası elinizde. Siz okudukça, biz nefes alacağız ve ‘nefesimiz kesilene kadar sinema’ demeye devam edeceğiz!

O halde, haydi açalım penceremizi…