Anadolu Üniversitesi 14. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’ne Az Kaldı!

Yılın en sevdiğimiz zamanlarından biri, baharın gelişinin habercisi Eskişehir’in incisi festivale geri sayım başladı. Yerli yabancı birbirinden güzel onlarca filmi Eskişehirlilerin ayağına kadar getiren bu dinamik organizasyonun gündeminde neler var bir bakalım:

Anadolu Üniversitesi 14. Uluslararası Eskişehir Film Festivali 2-9 Mayıs Tarihleri Arasında Kapılarını Sinemaseverlere Açıyor…

 Anadolu Üniversitesi Sinema Kültürünü Geliştirme Birimi tarafından düzenlenen, Türkiye’de ‘’üniversite ‘’kimliği taşıyan uluslararası uzun metrajlı tek film festivali olan Eskişehir Film Festivali, 14. yılında büyük bir heyecan ve coşku ile hazırladığı programı seyircilerine sunuyor…

Anadolu Üniversitesi 14. Uluslararası Eskişehir Film Festivali kapsamında gösterilecek 48 uzun metraj ve 35 kısa film ile Eskişehir yine sinemaya doyacak. 13 yıl önce büyük bir heyecanla “sinema günleri” olarak başlayan etkinlik, Anadolu Üniversitesi’nin sınırlarını aşıp tüm Eskişehir’in heyecanla beklediği, kent dışından da sinema meraklılarını çeken bir film festivaline dönüştü. Katılan yönetmen ve oyuncuların, seyirci ile buluşmanın başka yerde böyle sıcak ve keyifli olmadığını dile getirdikleri, sinemayı gerçek bir şenliğe dönüştüren Eskişehir Film Festivali kent dışından da sinema meraklılarını her yıl Mayıs ayının ilk haftasında Eskişehir’e çekmeye devam ediyor.

2-9 Mayıs 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Anadolu Üniversitesi 14. Uluslararası Eskişehir Film Festivali Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğretim elemanlarının, öğrencilerin ve çalışanların eseri…

Festival; 3 Mayıs Çarşamba gecesi Anadolu Üniversitesi “Sinema Anadolu”da gerçekleşecek açılış töreninin ardından,  Olivier Nakache ve Eric Toledano’nun yönettiği, ülkesi Fransa’da tüm zamanların en çok izlenen üçüncü filmi olmayı başaran, başrollerde François Cluzet ve César Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan Omar Sy’ın yer aldığı “Intouchables (Can Dostum)” ile kapılarını sinemaseverlere açacak.

Açılış filmi “Intouchables (Can Dostum)”, 3 Mayıs Çarşamba gecesi 14. Uluslararası Eskişehir Film Festivali ile Türkiye Prömiyerini yapacak!

Onur Ödülleri ve Sinemaya Emek Ödülleri

Anadolu Üniversitesi Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nin geleneği haline gelen “Onur Ödülleri ve Sinemaya Emek Ödülleri” açılış töreninde sahiplerine sunulacak.

Festivalin Onur ödülleri bu yıl, Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından “Ediz Hun” ve “Selma Güneri”ye verilecek. Sinemaya Emek Ödülleri ise, “Moğollar” adlı müzik grubunun demirbaşı, “Selvi Boylum Al Yazmalım”ın unutulmaz film müziğine imza atan “Cahit Berkay” a ve filme çekilmiş 395 senaryosu ile dünya rekorunu elinde taşıyan “Safa Önal”a verilecek.

Sinema Kültürüne Katkı Ödülleri Yarışması

Sinema Kültürüne Katkı Ödülleri adı altında beşincisi gerçekleştirilen yarışmada sinema kitapları, makaleleri ve televizyondaki sinema programları yarıştı. Sinema üzerine düşünen, yazan, araştıranları ödüllendirmeyi amaçlayan bu yarışmada ödüllerin sahipleri açılış töreninde açıklanacak. Yarışmanın Seçici Kurulu, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Gürgen, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. N. Aysun Yüksel, Yapımcı ve Sinema yazarı Leyla Özalp, SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Başkanı Tunca Arslan, Sinema Yazarı Alper Turgut’tan oluşmaktadır. Ödüllerin yarışacağı kategoriler ise şöyle:

En İyi Sinema Kitabı (Ödül: 5000TL)

En İyi Sinema Makalesi(Ödül: 3000TL)

Televizyonda Yayınlanan En İyi Sinema Programı & En İyi Sinema Dergisi: (Ödül: Plaket)

Dünya Sinemasının Genç Yıldızları

Festivalin bu bölümünde sinema dünyasına yeni adım atmış genç yönetmenlerin filmleri yer alıyor. Susan Youssef, ilk uzun metrajlı filmi olan “Habibi” ile yasak bir aşk hikâyesine değiniyor. Christian Schwochow ise tiyatro dünyasında geçen dram türündeki “Cracks In The Shell” filmiyle, Fine adındaki toy bir aktristi anlatıyor. Meral Uslu’nun, “Snackbar”ı, tıpkı hayatın kendisi gibi sert, vahşi, komik, trajik ve sürprizlerle dolu bir film. Dram türündeki “Chicken With Pulms (Azrail’ i Beklerken)” filmin yönetmenliğini ise Vincent Paronnaud ve Marjane Satrapi yapıyor. Film, yetenekli bir müzisyenin kemanının kırılmasıyla hayata küsmesini konu alıyor. Kike Maillo’ nun ilk uzun metrajlı filmi olan “Eva” ise, zeki bir makine mühendisinin hayatını anlattığı, derin anlamı ve çarpıcı sonu olan bir gerilim filmi olarak öne çıkıyor.

 Sinema Tarihinin Unutulmazları

Sinema tarihinin unutulmazları bölümü, klasikleri orijinal kopyalarından izlemenin değerini bilen gerçek sinema tutkunları için yine birbirinden değerli filmlerle 14. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nde!

Üzerinden yıllar geçse de unutulmayan filmler geçmişe dönüp hatırlamanın sımsıcak tadı ile bizi sarıp sarmalayacak: Gençliğin, başkaldırının ve öfkenin efsane yüzü James Dean, yıldızların dünyanın her yerindeki insanları etkileyebildiği günlerin güzel oyuncusu Brigitte Bardot,beyazperdenin zarif bir kuğuya benzeyen soylu prensesi Grace Kelly… Godard, Hitchcook, Kurosawa… Büyük ustalar, büyük oyuncularla festivalin klasikler bölümü sinemaseverler için gerçek bir şölen olacak

Festivalin “Unutulmazlar” bölümünde, Nicolas Ray’ın 1955 yapımı Rebel Without A Cause (Asi Gençlik)’u, Jean Luc Godard’ ın 1963 yapımı Le Mepris (Nefret)’i, Akira Kurosawa’nın 1954 yapımı Seven Samurai (Yedi Samuray)’ ı, Alfred Hitchcock’ un 1959 yapımı North By Northwest (Gizli Teşkilat)’ı, Luchino Visconti’ nin 1971 yapımı Death in Venice (Venedikte Ölüm)’i ve Charles Walters’ın 1956 yapımı High Society (Yüksek Sosyete)’si izleyici ile buluşacak.

 Dünya Festivallerinden

Oscar adayı “Oğul Odası” filmiyle tanınan Nanni Moretti, festivalde “Habemus Papam” filmiyle yer alacak. Bir papanın seçilme sürecinde kardinalin belirsizliğiyle halkın merakını konu alan film, Vatikan yönetiminin alışılmadık yöntemleriyle çözüme kavuşuyor. Christian Petzold ise “Barbara” filmiyle festivale renk katacak… 1980 yazında Doğu Almanya’da geçen film, doktor olan Barbara, kendisi, kendisi ile ilgili planları ve sevgisi üzerindeki kontrolünü kaybetmeye başladığında artık bir karar vermek zorunda kalıyor…

Üç dilek hakkınız olsa ne yapardınız, ya da dilek perisine aşık olsanız? İceberg ve Rumba filmlerinin yönetmenleri Dominique Abel ve Fiona Gordon’ un “The Fairy” filmi, peri olduğunu iddia eden Fiona ile sıradan bir insan olan Dom’ un hikâyesini anlatıyor. Macaristan, Hollanda, Türkiye, İrlanda ortak yapımı olan “Isztanbul (İstanbul)” filmi, kocasının bir öğrencisi için terk ettiği ve bu durum üzerine akıl hastanesine yatırılan Katalin’in hastaneden kaçarak ani bir karala İstanbul’a gelişini konu alıyor…

Açlık filminin yönetmeni Steve Mc Queen’in “Shame” adlı filmi, cinselliği sert bir biçimde ele alarak seks bağımlısı bir adamın hayatını anlatıyor. Mc Queen’in bu dikkat çekici, anlamlı ve aynı zamanda rahatsız edici filmi, izleyiciyi huzursuz etmeyi amaç edinmiş gibi dururken, filmin başrol oyuncusu Fassbender’ı çağdaşlarının arasında daha üst seviyeye taşıyor.

Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da filmi ile Cannes Film Festvalinde Jüri Büyük Ödülünü paylaşan “The Kid with a Bike” (Bisikletli Çocuk), yolu yetimhaneye düşen on iki yaşındaki Cyril’in hikâyesini anlatıyor.  “Cesar Must Die” (Sezar Ölmeli), Shaekspeare’nin Jül Sezar adlı oyununu icra etmeleriyle kendilerini keşfetmeye başlayan mahkûmların, kendileriyle yüzleşmelerini anlatıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise, Paolo Taviani ve Vikttorio Taviani oturuyor.

İlk kurgulanmamış filmin yaratıcısı Aleksandr Sokurov, festivalde “Faust” filmiyle yer alıyor. Fakat Yönetmenin Faust’u, Goethe’nin trajedisinin bilindik bir uyarlaması değil, satır aralarında kalan kısımların bir yorumu… Başarılı Fransız aktris ve yönetmen Maiwenn’in “Polisse (Polis)”i ise, çocukların korunmasından sorumlu birlikteki polis memurlarının günlük yaşantısını anlatan gerçekçi bir film.

Chang-dong Lee’nin yönetmenliğini yaptığı “Poetry” (Şiir) filmi, renkli bir karaktere sahip Mija adındaki yaşlı bir kadının, şiirle tanışmasıyla hayatın aslında sandığı kadar güzel olmadığının farkına varışını konu ediniyor. Aki Kaurismaki’nin 2011 Cannes Film Festivali FIPRESCI ödüllü “Le Havre” filmi ise, büyüleyici bir peri masalı gibi…

Geçmişinden kurtulmaya çalışan ve evli bir kadına aşık olan bir adam, yasadışı işler, sürücülük, umduğundan fazlasıyla karşı karşıya kalan bir başkahraman… Nicholas Winding Refn’ in yönetmenliğini üstlendiği “Drive”, Hollywood’ da geçen hareketli bir hikâyeyi işliyor.

Türk Sineması

Festivalin bu bölümünde, festivallerden ödülle dönmüş Türk Filmleri sinemaseverlerle buluşacak. Altın Portakal’dan birçok ödülle dönen Hasan Tolga Pulat’ın “Güzel Günler Göreceğiz”i, M. Caner Alper ve Mehmet Binay’ın “Zenne”si,  Emin Alper’in “Tepenin Ardı” filmi,  Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Antalya Kent Konseyi Seyirci Ödülü ve Jüri Özel Ödülü Alan Raşit Çelikezer’in “Can”ı, Çiğdem Vitrinel’in En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın oyuncu ödülü alan “Geriye Kalan”ı, İstanbul Film Festivali’nden “en iyi yönetmen” de dâhil birçok ödülle dönen Zeki Demirkubuz’ un “Yeraltı” filmi, Reis Çelik’in Kristal Ayı ödüllü “Lal Gece”si, Ümit Ünal’ın Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden Jüri Özel ödüllü “Nar” filmi, Orhan Eskiköy ve Zeynep Doğan’ın İstanbul Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülüne layık görülen “Babamın Sesi” filmi, Tamer Yiğit ve Branca Prlic’in “Karaman”ı, Abdülkadir Ceylan Ede’nin “Yüzsüz Hayat”ı sinemaseverlerle buluşacak.

Anısına …

Yakın zamanda kaybettiğimiz Türk Sinema tarihinin iz bırakan yönetmenlerinin anısına düzenlenen bu bölümde Ömer Lütfi Akad’ın “Vesikalı Yârim” filmi, Yusuf Kurçenli’nin “Gramafon Avrat” filmi ve Thedoros Angelopoulos’un “The Dust of Time” filmleri gösterilecek.

Gece Yarısı Sineması

Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nin klasiği haline gelen “Geceyarısı Sineması” bölümü bu sene de izleyiciye gergin geceler yaşatmaya hazırlanıyor. Nick Murphy’nin “The Awekening” filmi ve James Watkins’in “The Women In Black” filmleri ile uykularımız kaçacak.

Serbest Bölge

İzleyiciyi zorlayan filmlerin bir arada olduğu festivalin “Serbest Bölge” bölümünde, Avustralya yapımı “Sleeping Beauty” ile genç ve güzel bir üniversite öğrencisi olan Lucy, güzellik, cazibe ve erotizmin iç içe geçtiği saklı bir dünyanın kapılarını aralar… Burada onu cinselliğin karanlık sularında yüzen modern bir peri masalı beklemektedir. Bölümün bir diğer filmi olan “Outside Satan”, din üzerine avangart bir inceleme olmakla beraber suç, mucizeler ve toplumun kıyısındakiler hakkında minimal bir provokasyon denemesi niteliğinde. “The Mill& The Cross” ise, İspanyol paralı askerlerin Flaman topraklarına gelip Hz.İsa’yı çarmıha germelerini konu alan bol ödüllü bir başyapıt…

Canlandırma Sineması

Animasyon filmler, Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nin olmazsa olmazı. Bu bölümde, son dönemdeki en başarılı animasyon filmleri izlemek mümkün! “Le Chat Du Rabbin”, “Wrinkles” ve “From Up On Popy Hill” filmleri izleyici ile buluşacak.

Hayatımız Belgesel

Festivalin bu bölümü, sinemacının gözü ile belgelenen hayatları bize sunuyor. Yönetmenliğini Tamer Ezzat, Ayten Amin, Amr Salama’nın yaptığı, “Tahrir 2011:The Good, The Bad The Politician” (İyi, Kötü ve Politikacı), Kevin Mac Donald’ın yönettiği “Life in a Day” ve Werner Herzog’un Into The Abyss” filmi izleyicilerle buluşacak.

Kısa Filmler

Festivalde, Sundance kısa film seçkisinden seçilen 10 kısa film,  Rus Seçkisinden 5 kısa film, Hisar Seçkisinden 10 kısa film, Türkiye’den 9 kısa film olmak üzere toplamda 34 kısa filme yer verilecek.