All About Eve (1950): Manipülasyon Kraliçesi Hakkında Her Şey

Salihcan Sezer
Salihcan Sezer
04 Aralık 2012

İnsanoğlunda bu hırs, iktidar ve güç istenci olduktan sonra, üstelik amacına ulaşmak için gastritten yana bir çekincesi olmayıp, her yolu deneyebilecek midedeyse, 1950 yılında çekilmiş safkan, büyük bir siyah-beyaz klasik ne kadar eskiyebilir? Epey eskiyebilir belki ama dilimize ilgi çekici bir çeviriyle geçen All About Eve(Perde Kapanıyor) filminde daha başka öyle özellikler/güzellikler var ki, film sevilen kitap arasında kurutulmuş bir karanfil sanki.

All About Eve, evvela karakterlerin tanıtımıyla açılır. Lloyd Richards (Hugh Marlowe) önü açık, geleceği parlak bir tiyatro yönetmenidir. Karen Richards (Celeste Holm), onun saf ama kandırılmaya gelemeyen eşidir. Addison DeWitt (George Sanders), grupla iyi ilişkileri olsa da grubun dışında olan haybeci değil, harbici kül yutmaz(sobadaki kopyacıyı açığa çıkarabilen cinsten) bir tiyatro eleştirmenidir. Max Fabian (Gregory Ratoff), hikayeye pek de etkisi olmayan kelli felli bir yapımcıdır. Bill Simpson (Gary Merill), oyun yazarı ve Margo’nun sevgilisidir. Margo Channing (Bette Davis) ise ünlü bir aktris, yaş itibariyle sönmekte olan bir yıldızdır. Hepsi Eve Harrington’ın (Anne Baxter) genç yaşta oyunculuk üzerine aldığı ‘yaşam boyu onur ödülü’ için toplanmıştır. Bir tiyatro kumpanyasını oluşturan bu üyeler; sadece işi değil, arkadaşlığı da beraberinde yürütmektedir. Görüldüğü üzere, açık bir alegoriyle sisteme dair hemen herkes filmin başlıca karakterlerini oluşturur. Ödül gecesi esnasında bir flashbackle de olayların başlangıcına gideriz. Yaşam boyu onur ödülünü kazanan Eve’in nasıl bu noktaya geldiğini seyre dalarız.

Eve, bu tiyatro grubunun oyunlarını hiç kaçırmadan saplantı derecesinde takip etmektedir. Bu ilgiyi fark eden Karen, günün birinde Eve’in yanına gider. Onu tevazu sahibi, iyi niyetli biri olarak görür ve grupla tanıştırır. Eve tanışma esnasında, tamamen düzmece olan içli hikayesini teatral bir kabiliyetle anlatarak gruba dahil olur ve Margo Channing’in asistanı olarak işe alınır. Bu esnada Eve’in samimiyetinden kuşkulanan ilk kişi, Margo’nun hizmetçisi Birdie rolünde küçük ama nefis bir kompozisyon çizen Thelma Ritter olur. Ancak başta Margo olmak üzere kimse onun önsezilerini ve uyarılarını kaale almaz. Çünkü Margo ‘tatlı hayata’ kendini kaptırmıştır bir kere. Günlük rutini Eve çekip çeviriyor, detayları kendisine bırakmadan büyük bir titizlikle önceden hallediyor, hatta sevgilisine yapacağı jesti bile ayarlıyordur. Ancak tüm bunları yaparken ilginin odağı olması, grubun üzerinde güçlü bir etki uyandırması ve Margo’da kurduğu tahakküm nedeniyle, onun üzerine oynaması ve bundan çıkar sağlaması Margo’yu kıskandırmış, sinirlendirmiştir. Zira Margo 40 yaşına gelmek üzeredir ve herkesi çileden çıkaran, bitmek bilmez star kaprisleriyle oyunculuktaki orta yaş krizinden muzdariptir. Tasarlanan baş roller onun yaşına gitmiyor, seyirci artık yeniyi görmek istiyor ve yeniçeri Eve gizlice kazan kaldırıyordur. Bununla birlikte Eve’in tam anlamıyla karanlık ve kötücül yüzünü, Margo’nun yerine baş rol oynama isteğini Karen’e alenen şantaj yaparak belirttiği tuvalet sahnesinde görürüz. Eve, ‘mini çakal’dan ‘çirkin çakal’a evrilmiştir artık. O ana kadar, Eve karakterinin oyunculuğa yönelik ihtirasıyla ilgili izleyicinin kesin/sabit bir fikri yoktur. Ancak onun ağzından dökülen cümlelerle oyundaki bir rol için ruhunu satabilecek denli bir karaktere sahip olduğu açık şekilde anlaşılır. Tiyatrodaki her şeyin ‘istemeyle, her şeyden çok istemeyle’ elde edilebileceği yönündeki tavır Eve’in içine işlemiştir. Mütevazı, olgun, iyi niyetli, cömert görünüşünün altında; sürekli ve gizlice planlar, işine yarayabilecek erkekleri ayartma yollu entrikalar, manipülasyonlar yatmaktadır. Etik kavramından; ihtirasına kalkan ve yüzüne maske yapan, şöhret ve alkışlanma tutkusunun esiri bir kadın vardır Eve özelinde. Fakat filmin sürprizli finalinde, görsel sanatlardaki ‘yıldız yaratma’ sistemine dair tümevarımsal, sarkastik, mizahı kara bir bakış bulunmaktadır.

Bette Davis, kırıldığı için kıran, büyük bir yıldız olduğu için kapris/trip yapma hakkını kendinde gören ancak zaman geçtikçe perdenin yüzüne kapanmaya başladığının bilincinde olan ve bundan dolayı yüksek kadın duyarlığıyla canı acıyan ‘bıçak sırtı’ Margo karakterinde muhteşem. Marilyn Monroe’nin figüran düzeyinde yer aldığı ama göz alıcılığıyla ışıldadığı filmde, Eve performansıyla Anne Baxter de dikkat çekici. Baştan sona stüdyoda çekilmiş filmin neredeyse tamamı, tiyatro hakkında bir tiyatro oyunu izliyormuşçasına kapalı mekanlarda geçer. Dönemine göre mesleki jargonu aşan bir ağzı bozukluğa sahip film; haklarında ‘sorgulanabilir ödüller’ dediği Pulitzer ve Akademi ödüllerine sıkı sıkıya giydirir, çok sayıda kültürel göndermede bulunarak oyunculuğun kirli yüzleri/yolları üzerinden sistemi aşağı alır. Bir betimleyici olarak son derece tahripkar bir gözlem gücüne sahip, sinema tarihinde müstesna yerini çoktan almış All About Eve filmini karanfilden sayarak, (bir kez bile olsa) kitap arasında değil yakada yahut kulakta taşımalı bana kalırsa.

 

Salihcan Sezer

salihcanzer@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5