A Serious Man (2009): Hayatın Metafiziksel İronisi

Kaan Karsan
Kaan Karsan
12 Temmuz 2012

Sıradan bir gün… Evinizde, tüm sıradanlığınızla birlikte, kendinizce vakit geçiriyorsunuz ve bu sıradanlıktan memnunsunuz. Kapınız çalıyor. Kapıyı açtığınızda, bir süre önce ölmüş ve öldüğünden kesinlikle emin olduğunuz biriyle karşılaşıyorsunuz. Ziyaretinize gelmiş, öldüğünden habersiz. İçeri alıyorsunuz. Yalnız değilsiniz, evde onun varlığından kesinlikle emin olan bir yakınınız daha var. Bu bakımdan sadece kendinizi sorgulayıp bunun tuhaf bir varsanım olduğundan şüphelenemiyorsunuz. O tüm gerçekliğiyle, kanlı canlı karşınızda. Siz de, her şeyin yola girmesi için onu yeniden öldürüyorsunuz.

Onun bir hortlak misali geri dönmesi ne kadar metafiziksel ise sizin onu öldürmeniz de o kadar fiziksel. Onun yenilenmiş varlığı ne kadar “başka dünyadan” ise sizin bu duruma karşı gösterdiğiniz tepkiler ve yaşadığınız içsel zincirleme reaksiyon da bir o kadar “bu dünyadan”.

Bu birilerinin muzipliğinden ileri gelen bir nüktedanlık değil. Larry Gopnik gerçekten de “ciddi” bir adam. En arı haliyle hayatın barındırdığı yoğun ironinin tam karşısında duran, hayatla ve onun yöntemleriyle zıtlaşan. Larry Gopnik dünyayı formüle dökebilen bir fizik profesörü. Karatahtasında tahminler değil kurallar yazıyor. Ona göre her şeyin bir açıklaması var ve olmalı… Çünkü bir insanın başına gelenler ona göre sayısız değişkenli bir formülün sonucu ve hayatın öyle ya da böyle tahmin edilebilir deviniminin vardığı nokta.

Ortada aslında bir nasihat var: “Başına gelen her şeyi olgunlukla karşıla.”. Evet, bu bir boyun eğiş, bir kabulleniş ve tam anlamıyla bir pes ediş… Ama diğer yandan da hayatın akışına karşı takınılan çekinik bir tembellik ve bu açıdan iyi bir nasihat… Larry Gopnik ise, fizik problemlerini çözebiliyor olsa da, bu nasihatin ulviliğine varamamış. Başına, ardı ardına gelen tüm o talihsizlikler, Larry’nin fiziksel savunma mekanizmasında büyük gedikler açmış ve Larry bunları kapatmaktan aciz. İnancını, daha doğrusu büyük bir insan güruhunun inancını sorgulamaya başlamış. Çünkü fark etmesi gereken asıl mevzudan, yani, asıl hükümdarın tesadüfler olduğu konusundan çok uzaklarda. Zaten en ilginç tesadüflerden biri de burada yatıyor.

O güne kadar Larry’nin önüne bu sıradanlıklar duvarını ören bir hayatı var çünkü. Karısıyla mutlu bir fizik profesörünü o noktaya kadar taşıyan tesadüfleri kimseler sorgulamaz ki! Larry’nin başına o noktadan sonra gelenler ise, kendi hayatının anti-tezi. Lanetleyen bir büyü gibi, şeytanın ikiyüzlü dokunuşu gibi, Larry’nin “yeni” hayatının kendini gerçekleyen tüm evreleri. Larry bu esnada dünyanın ve dünyasının dönüşümüne boyun eğmeyi reddeden mitolojik bir kahraman gibi. Halen bir şekilde tahtada yazan fizik formüllerinin ışığında tuhaflık bataklığına batan yaşamını sorguluyor. Bu süreçte yapmadığı tek şey ise kaçınılmaz(ve tam olarak da bu nedenle ötelenen) bir diyalektiğe bel bağlayıp gökyüzü neden mavi diye sormak…

Hayat ve hayatın yöntemleri tahminler dünyasının tüm genişliğinden bir şekilde kaçmayı başarıyor. Zaten bu nedenle hayat, kafasını karıştırmak üzere, formüllere bağlı bir fizik profesörünü seçiyor. Seçtiği meslek nedeniyle kurduğu herhangi bir cümle nedeniyle Yahudiliğiyle çatışabilen, “öyle” olması gerektiği için “öyle” yaşayan ve verdiği kararları bile kurallara dökebilen bir fizik profesörü… Larry Gopnik ciddi bir adam; ancak karşısında ciddi adamları büsbütün reddeden ve cezalandıran bir işleyiş var.

Larry Gopnik ciddi bir adamdı ve başına gelen talihsizlikleri olgunlukla karşılayamıyordu.

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5