A Girl Walks Home Alone At Night (2014): Olacak Şey Değil

Fatma Onat
Fatma Onat
25 Nisan 2015

Son yıllarda izlediğimiz vampir filmleri der ki; insanlarla vampirlerin ortak özelliklerinden biri de depresyonlarıdır. Depresif vampirler kuşağının yeni halkası Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız’da ‘daha iyi bir yaşam’dan umudunu kesmişlerin öylece soluk aldığı bir atmosferde kanını arayan bir vampirin hikâyesi anlatılıyor. Ne gündeliğin içinde ne de hayatın dışında duran, başka bir yeraltının, yerüstünün, gökyüzünün arasında çok bilindik, ama bir o kadar da yabancı bir atmosfer oluşturan, kadın karakterlerini cazibenin sınırlarındaki tehlikeyle yakınlaştırıp, erkek karakter estetiğini bir vakitlerin batısına, yakışıklı ve cool erkeklerin yakınlarına kuran bir film bu.

giri_walks-2

İran’ın Bad City’sinde (Amerika’nın Sin City‘sine selamla), geceler tekinsiz ve tehlikeli bir karanlığa, gündüzler umutsuz bir aydınlığa açılıp kapanıyor. Uyuşturucunun, hırsızlığın, istismarın kol gezdiği yerlerden bu kasaba. Atmosferin İran’la ilişkilendirilmesi noktasında filmin türü kadar ana karakterin kendisi de bir yabancılaştırma figürü olarak var. Geceleri yapayalnız gezinen, kanını kurmaya çalıştığı adalet üzerinden elde etmeye çalışan bir vampir kadın bu. Kasabayı kötülerden arındırma peşinde mi, yoksa, …? Sordurttuklarıyla varlık kazanan bir kadın bu. Karakterin bu uğurda idealize bir yol seçmesi filmin temel motivasyonu. İçeceksek birilerine yarasın ideali bu. Herhangi birini değil insanlara zarar verenleri kurban seçiyor vampirimiz. Bad City’nin tekinsizliği içinde hayat bulmaya çalışan bir diğer karakter de Arash. Klasik arabası, deri ceketi ve bakışlarıyla tam bir batı klasiği. Uyuşturucu bağımlısı bir baba, kasabanın her anına tanıklık eden bir çocuk ve tehlike içinde hayatta kalmaya çalışan diğer kadınlar da var filmde. Herkes aynı distopyanın içinde öylece soluk alıp vermekte.

Tema ortaklığı yakın geçmişteki bir başka yapımı da akla getiriyor seyir sırasında. Aşkla ilişkili motivasyon ortak bir koku aldırsa da Jim Jarmusch’un sevdası asırlardır süren vampir aşıkları yok bu hikâyenin. Fakat Sadece Aşıklar Hayatta Kalır‘ın birbirine tutunarak varlık sürdürme pratiği burda da geçerli. Bir insan ve bir vampir olarak. Arash ve vampir kadın arasında başlayan romantizmin hikâyeyi taşıdığı yerde büyük bir derinlik aramadan izlenmesi gereken bir film bu. Çünkü bir yanıyla “gerçek insanlar” anlatma derdi gütmeyen, öte yanıyla çok bilindik ruhsal ve toplumsal meseleler yüklenen, katmanlar kurmak yerine onları azaltıp biçimine odaklanan bir tercihi var Ana Lily Amirpour’nun. Öyküsellikten çok, görüntü estetiğiyle uğraş içinde sanki. Sinemanın temalarla, türlerle oynaşma coşkusunu fazlasıyla hissettiriyor yönetmen.

girl_walks_2-2

Filmin kamerayla, hikâyeyle, atmosferle cilveleşme hali seyri de duyguyu da başka yerlere çekmeyi başarıyor, ama hep bir noksanlık duygusuyla. Bu duyguyu yaratan da daha çok ana karakterin hikâyasindeki boşluklar. Vampir kadının kötülük edenlere haddini bildirmekten ve Arash’a yakınlık duymaktan öte okuması yok. Oysa Arash’ın protresi içinde bile çok daha karakteristik öğe bulmak mümkün. Filmin bir handikapı da ne kadar keyifle izlerseniz izleyin karikatürle gerçekçilik arasında gidip gelen estetik bir çizgiye hapsolması. Karizmasını her an çizdirecekmiş gibi bir duygu yaratıyor kararterler. Sonrasında bu duyguyu tekinsizliğe bağlayıp seyrin keyfini sürmek de mümkün.

Filmin estirdiği hava, hikâyenin atmosferi ‘herhangi bir distopya’ vurgusu yapabilecekken, dil ve içerik detayları belli bir yere imliyor nihayetinde. O yerde yaşananların biçimsel olarak yadırgatıcı, içeriksel olarak mümkün olduğu bir akışı var filmin. Duygudan çok bakışa hizmet etse de belli noktalarda hissiyatı fazlasıyla hareketlendiriyor bu tarz filmler. Ki vampir filmleri son yıllarda o kadar cool bir hava estiriyor ki, insanın içini belki şehre bir vampir gelir ve bir güzel adalet olur duygusu kaplıyor kısa süreliğine. Sonra hikâyelerin akışındaki yoğun kandan sebep vazgeçmek gerekiyor bu duygudan, geçiliyor da. Geriye filmler kalıyor.

 

Fatma Onat

onatfat@gmail.com

**

Türkçe Adı: Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız

Yönetmen: Ana Lily Amirpour

Oyuncular: Sheila Vand, Arash Marandi ve Marshall Manesh

Yapım: ABD, 2014

Süre: 100

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5
Araç çubuğuna atla