Evdeki Yabancılar (2012): 49. Antalya Altın Portakal Ulusal Yarışma Filmleri


Ezgi Küçüktuğsuz
10 Ekim 2012

Altın Portakal’ı yarılamışken bu yılki ulusal yarışma filmlerinin bir kısmından söz etmemek olmaz. Galalara ve söyleşilere ilgi büyük.

Hepsini izleyemedim ancak izlediklerim hakkında kısaca merak edenler ve izlemeyi düşünenler için kısaca bahsetmek istiyorum. Evdeki Yabancılar, yönetmenliğini “Domino” kısa filminde de beraber çalışan Ulaş Güneş Kacargil ve Dilek Keser’in ilk uzun metraj filmi.

Egede bir sahil kasabasında doğmuş büyümüş yaşlı bir Rum kadını mübadeleyle göçmek zorunda kalmıştır ve uzun yıllar sonra torunuyla geri gelerek doğduğu evi bulur, geri ister ancak evde yaşayan kişi elbette ki bu durumdan pek hoşnut kalmayacaktır. Kadının, yaşlı insanlara özgü o iflah olmaz inadı karşısında Türkçe bilmeyen, ne olup bittiğini tam olarak anlayamayan torunun çabaları da, evin yeni sahibi adamın iyi niyetli davranması da pek bir şeyi çözmeye yetmiyor ve böylece tuhaf bir olay etrafında birleşen 3 alakasız insan arasında tuhaf bir bağ oluşuyor.

evdeki yabancılar

Filmi oldukça  sade buldum. Fazla gösterişe yer bırakmadan, duygu sömürüsü yapmadan bırakıyor hikayeyi kucağımıza. Fazla bir çaba harcamıyor ve  empatimize güveniyor zira evinden, sevdiklerinden, doğduğun yerden uzaklaştırılmak dil din ırk gözetmeksizin herkese acı verir. Ama biz mübadeleye değil hissettirdiklerine odaklanıyoruz, insanın “yuva”sına ve anılarına özlemine. Ortada bir mübadele lafı olmasa hiç anlam veremeyecektik aslında. Mübadele kısmı biraz daha vurgulanabilirdi.

Filmde Türkiye doğumlu bir Rum’u canlandıran yaşlı kadın gerçekte aslında hiç Türkçe bilmezken, Türkçeyi hiç bilmeyen torunu ise gerçekte tam tersi. Ama biz bunları filmi izlerken hiç anlamıyoruz elbette, oyunculuklar da çok gösterişli ya da aşırı dramatik değil yerli yerinde. Bu 3 temel kahramanımızdan hariç kasaba sakinlerini canlandıran oyuncular ve özellikle onların olduğu sahnelerin diyalogları güzeldi, belirtmeden edemeyeceğim.

Evdeki Yabancılar, belki de ilk uzun metrajları olduğu için oldukça ölçülü davranılmış, risk alınmamış çalışılmış bir film olmuş. Türk sinemasında devrim yaratacağını veya unutulmazlar arasına gireceğini düşünmüyorum ama yönetmenlerin, daha iyilerini yapabileceklerinden de eminim. Ödül töreninden elleri boş dönmeyeceklerdir diye de ekliyorum; yolları açık olsun.

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5