2013 Dünya Sineması’na Genel Bir Bakış

Eray Yıldız
Eray Yıldız
12 Şubat 2013

 

Something in the Air

Olivier Assayas / IFC Films / VTB

somethingintheair

 

 

 

 

Assayas’ın deli dolu Carlos külliyatından sonra yaptığı iş özellikle festival seyircileri için büyük merak konusu. Geçen Venedik Film Festivali’nde senaryo ödülü alan film, 71’deki Paris aktivistlerinin yarı-otobiyografik öyküsü niteliğinde. Eleştirmenler Carlos kadar olmasa da filmi beğenmek konusunda hemfikirler şu an için. Biz de büyük ihtimalle nisanda İFF’de izleriz.

 

The World’s End

Edgar Wright / Focus Features / Ekim 2013

worldsend

 

 

 

 

Wright’ın “Three Flavours Cornetto Trilogy” olarak da bilinen serisi için Shaun of the Dead ve Hot Fuzz’dan sonra “dünya sonu” temalı çektiği üçüncü film. Bir grup arkadaşın bir bar etkinliği dünyanın kaderini belirleyecek. Simon Pegg ve ekürisi, yine parodi tadında yarıp geçecektir salonları. Bizde de -yanılmazsak- filmekimi’ndeki seyirciyi.

 

Reykjavik

Mike Newell / VTB

Mike Newell’ın geçen seneki Great Expectations’ı genel olarak ismi gibi kaldı. Bu seneki denemesi pek gözden kaçacak gibi durmuyor. Zira siyasi-politik bir senaryoyla, 86’daki Ronald Reagan ve Mikhail Gorbachev zirvesini konu alıyor. Ve bu iki büyük ismi oynayan iki büyük isimse Michael Douglas (Reagan) ve Christoph Waltz (Gorbachev) şeklinde.

 

The Lone Ranger

Gore Verbinski / Disney / Temmuz 2013

loneranger

 

 

 

 

Genel olarak filmografisinde, yapımcısı Bruckheimer’ın da desteğiyle eli yüzü düzgün işler çıkaran Verbinski’nin bu tozlu dumanlı western denemesi, aylardır aman aman olmasa da çıkan birkaç fragmanı ve Johhny Depp’in Sparrow-vari oyunculuğuyla bir beklenti unsuru. Sonunda 250 milyon dolarlık bir fiyaskoya dönüşmesi ihtimali de çok fazla. Zira film sürekli ertelendi ve bu süreçte reklamları da azaldı. Pirates seyircisinin algısı da çoktan değiştiği için yeni bir “korsanlar vahşi batıda” denemesinden pek parlak çıkmayabilirler. O serinin yarısı kadar bile eğlenmeyi beklemek de hakkımız olsun diyelim.

 

The Grand Budapest Hotel

Wes Anderson / VTB

Moonrise Kingdom’ın hemen peşisıra hazırlığı biten filmin çekimleri yeni başladı. Bu da filmi 2014’te görebileceğimiz durumu doğursa da bazı kaynaklar bu yılın ödül sezonuna yetiştirileceği yönünde konuşmakta. Film hakkında ise sadece hikayenin 1920’de geçtiğini biliyoruz. Oyuncu kadrosunu ise kısaca “Hollywood’un yarısı” şeklinde kolaylaştırarak özetleyelim.

 

Upstream Color

Shane Carruth / Nisan 2013

upstreamcolor

 

 

 

 

2004 yapımı Primer ile Sundance’de yankı uyandıran yönetmenin tüm filmi tek başına yaptığı ve bir karı-kocanın zaman yolculuğu üzerinden ilişkilerini anlattığı bilinenler arasında. Geçtiğimiz Sundance’te gösterilen filmin bahar aylarında dolaşıma çıkması bekleniyor.

 

Jack the Giant Slayer

Bryan Singer / Warner Bros. / Mart 2013

jackthegiantslayer

 

 

 

 

Singer’ın çok uzun zamandır üzerinde gel-gitli bir şekilde uğraştığı bilinen bu film için ne dense şimdiden yalan. Kendisi aksiyon sinemasını yemiş yutmuş ve güzel cilalamış, vizyonu geniş, sayılı yönetmendenken birden ortadan kaybolmuştu Valkyrie sonrası. Bu film biraz da (Superman Returns’den hallice bir) Singer-Returns o yüzden. Fiyasko çıkma olasılığı çok fazla ama Singer da fiyaskosunu bile izleten bir yönetmen neticede.

 

World War Z

Marc Forster / Paramount / Haziran 2013

worldwarz

 

 

 

 

Birkaç kez tekrar yazıldı, tekrar çekildi derken bir fiyasko ihtimalli 2013 blockbuster’ı daha. Uyarlaması imkansız gözüyle bakılan kitabın hayranları trailerda gördükleri aşırı-gelişmiş ve hızlı zombilerden memnun kalmamıştı. 200 milyon doları bulan bütçesiyle birkaç kez revizyona giren filmin nihai haliyle neye benzediği yine belli bir kesimi ilgilendiriyor ve meraklandırıyor olsa gerek. Yine de son dakikada yanılıp beğenmek isteyeceğimiz türden de bir film öte yandan.

 

The Wolverine

James Mangold / 20th Century Fox / Temmuz 2013

wolverine

 

 

 

 

2014’teki yeni X-Men filmi öncesi ara sıcak niteliğinde bu yaz Wolverine ile hikayeye 2009’da kaldığı yerden devam ediyoruz. Yönetmen Mangold’un yabancı sayıldığı süperkahraman alanı, mutantlara nasıl bir katkıda bulunur bilinmez ama en son 2010’da yaptığı Knight and Day yeterince “korkunç” bir film olduğundan zaten beklentiler de ona göre ayarlanmış vaziyette. Walk the Line gibi harikulade bir biyografi sonrası ivmeyi düşüren Mangold ve ekibi, Wolverine’i bu kez Japonya’ya taşıyor. Daha çok samurai esintileri taşıyacak olan filmin esas oğlanı, artık Wolverine’in kimliklerinden biri olduğu Hugh Jackman elbette.

 

White House Down

Rolland Emmerich / Columbia / Haziran 2013

whitehousedown

 

 

 

 

Her anlamda felaketlerin yönetmeni Emmerich, Beyaz Saray’a yapılan bir terörist girişimi konu alıyor. Yazın büyük blockbusterlarından biri olması hedeflenen filmde başbakan Jamie Fox iken onun kurtarıcı rolündeki isim ise (maalesef) Chaning Tatum.

Devamı » 1 2 3 4 5 6 7 8
Araç çubuğuna atla