2013 Dünya Sineması’na Genel Bir Bakış

Eray Yıldız
Eray Yıldız
12 Şubat 2013

 

Much Ado About Nothing

Joss Whedon / Lionsgate-Roadside Attractions / Haziran 2013

muchadoaboutnothing_a

 

 

 

 

Geek’lerin kral yönetmeni Whedon, Avengers’dan hemen sonra giriştiği bu bütçesiz siyah-beyaz filmi için geçtiğimiz Toronto’da gösterildiği haliyle övgü toplamış gözüküyor. Kendi tanınmamış isimlerini oynatan Whedon’un bu iki-proje-arası molası niteliğindeki filmi, aslında çağdaş bir Shakespeare uyarlaması.

 

The Place Beyond the Pines

Derek Cianfrance / Focus Features / Mart 2013

placebeyondthepines

 

 

 

 

Geçen TIFF’de gösterildiğinde yorumlar karışık gelmişti kulaklara. Kimisinin oyunculuklarını yücelttiği, kimisinin de öykünün çok boşlandığını iddia ettiği film, biri dublör biri polis iki adamın hayatlarının kesişmesini anlatıyor. Yönetmeni Blue Valentine’da Ryan Gosling’i nasıl da harika oynatması ve muhteşem bir melankoli yaratmasından tanıyoruz. Gosling dublörü oynarken, Bradley Cooper da hırslı polisimiz rolünde.

 

The Young Prodigious Spivet

Jean-Pierre Jeunet / Momentum Pictures / VTB

Yönetmen Jeunet, Amelie’den sonra belini doğrultamadı. Yine kendi çapında (hatta sadece kendi ülkesinde) ses çıkarabilen Micmacs’den sonra tekrar sinemaya dönen yönetmen, Alien Resurrection’dan sonraki ikinci İngilizce filmini, ilk kez 3D olarak çekiyor. Öyküyse tam da Jeunet’nin kaleminden olacağı üzere, “weirdo” bir ailenin harita meraklısı çocuğu ile bir macera araması üzerine gelişiyor. Bu sefer cidden dişe dokunur bir sinema yapmış olabilmesi dileğiyle diyelim.

 

The Zero Theorem

Terry Gilliam / VTB

Gilliam 12 Monkeys’den beri ilk kez bilimkurguya dönüyor; hem de bu sefer Christoph Waltz ile birlikte. Bir bilgisayar dahisinin hayatın anlamını bulmak üzere bir formül araması üzerine bir hikaye, Gilliam’ın elinde ilginç bir şeye dönüşebilir. Sözkonusu dahi bir de Waltz ise tadından yenmeyecektir. Matt Damon ve Tilda Swinton da kadroda. 3 senedir üzerinde uğraşılan ve ancak geçen sene çekilip bitirilen filmin bu sene görücüye çıkması bekleniyor.

 

The Way, Way Back

Nat Faxon & Jim Rash / VTB

waywayback

 

 

 

 

Geçtiğimiz Sundance’de galasını yapan filmin yönetmenlerini The Descendants’dan biliyoruz. İkili, filmin senaryosunu Payne ile birlikte yazmışlardı. Konu yine onların ayarında; 14 yaşındaki baş karakterin, annesinin sevgilisiyle gitmek zorunda olduğu yaz tatilinde bir su parkında işe girmesi üzerine (muhtemelen) hayatının değişmesini izleyeceğiz. Kadro yine çok dolu ama Sam Rockwell ve Steve Carell isimleri yetecektir.

 

Prisoners

Denis Villeneuve / Warner Bros. / Eylül 2013

Yürek dağlayan Incendies sonrası Villeneuve’ün yeni filmi Prisoners, polisten umudu kesince, kaçırılan kızı için kendi kanunlarını uygulayan bir adamın hikayesini anlatıyor. Yönetmenin ilk kez İngilizce çektiği bu Taken-esk filmde Hugh Jackman’dan Melissa Leo’ya, Jake Gyllanhaal’dan Viola Davis’e, yok-yok. Eğer Villeneuve Incendies tarzı yarı bağımsız ruhlu, ayakları yere basarak duygusunu öyküye yedirebilirse şu an yılın iyilerinden birini okuyorsunuz demektir.

 

Stoker

Chan-wook Park / Fox Searchlight / Mart 2013

stoker

 

 

 

 

Geçen Sundance’te galasını yapan ve ortalama yorumlar alan ve Chan-wook’un ilk İngilizce filmi olma özelliği de taşıyan Stoker, kara bulutların tepesinde dolaştığı bir aileyi alıyor kadrajına. Trailer ve çeşitli imajlar, beklentiyi tam da olması gerektiği yerde, tepelerde tutsa da yine de bir hayalkırıklığı payı bırakmalı. Nicole Kidman’ın sorunlu anne rolü bile şimdilik filme dair beklemeye değer faktörlerden.

 

This is the End

Evan Goldberg & Seth Rogen / Columbia / Haziran 2013

thisistheend

 

 

 

 

Yılın komedisi sıfatlarından birini şimdiden görür gibiyiz. Superbad’in de senarist/oyuncu ikilisi Evan Goldberg & Seth Rogen, bulabildikleri tüm “geek” tayfayı bir “dünyanın sonu” komedisine yerleştirmiş gözüküyor. Çeşitli cameo’ların da gerçekleşeceği filmde tüm oyuncular aslen kendilerinin kurmaca bir alternatifini oynuyor. Biraz yenilikçi ve zeka parıltısı olduğu takdirde itiraz edecek değiliz sanıyorum.

 

Sin City: A Dame to Kill For

Frank Miller & Robert Rodriguez / Dimension / Ekim 2013

2000’lerin başı itibariyle sinemalara gelmiş gelecek en “ilginç” şeylerden biri olan Sin City’nin 8 sene sonraki devam filmi bütün ekibin tekrar bir araya gelmesi itibariyle yılın en merak uyandırıcı işlerinden biri kesinlikle. Yine ÇR’nin büyük ölçüde çizgi-çizgi aynı uyarlandığı film 4 ayrı bölümden oluşacak. Bilgilere göre ikisi ilk filmin öncesini, ikisiyse sonrasını anlatıyor. Joseph Gordon-Levitt, Josh Brolin kadroya yeni eklenenlerken, ilk filmin bel kemikleri olan Clive Owen ve Bruce Willis’in adı kadroda geçmiyor. En azından cameo olduklarını umalım.

 

Stories We Tell

Sarah Polley / Roadside Attractions / VTB

storieswetell

 

 

 

 

Sarah Polley’nin otobiyografik aile belgeseli olarak, geçen sonbahar dönemi festivallerde gösterilmesine rağmen henüz dünya çapında Kanada dışında vizyon yüzü görmedi. Away From Her ve Take This Waltz’dan sonra üçüncü filmi olan Polley’nin ismen kendi hikayesi ne derece merak uyandırıcı tartışılır ama bekleyip görmeden kesin bir nitelik kanısına varmanın imkansız olduğu işlerden.

Devamı » 1 2 3 4 5 6 7 8