2013 Dünya Sineması’na Genel Bir Bakış

Eray Yıldız
Eray Yıldız
12 Şubat 2013

Her yıl bir öncekinden daha iyi olacağına inandıkça peşpeşe hayalkırıklıklarıyla geçti son yıllar. Aşağıdaki manzara da her sene başı kapıldığımız “bu sene çok dolu” coşkusunun resmi aynı şekilde. Yıllardır ertelenen projelerden geçtiğimiz sene sadece festivallerde perde bulmuş filmlere kadar, yılın öne çıkanlarına kısa-kısa göz atmak iyi gelecektir. Her filmin olası kaderi olduğu üzere, büyük stüdyo filmleri haricinde çekimi veya kurgusu bu yıla yetişmeyecek bağımsız/yarı-bağımsız yapımlar da elbet olacaktır. Kısacası, bilgilerine ulaşılabilen, festivallerde galasını yaptıktan sonra yorumları sosyal medyaya düşen ya da “büyük yönetmen sineması” olarak ödül sezonunu bekleyen filmler yaklaşık olarak aşağıdaki gibidir. Film bilgilerinde son kısma iliştirilen tarihler ise genel olarak Amerika ve Avrupa vizyon tarihlerini baz almakla birlikte listenin yarısından çoğu bizdeki gösterimlerle uyuşuyor; bu anlamda tarihsel olarak bir kafa karışıklığı yaşanmasın.

Not: VTB = Vizyon Tarihi Belirsiz

 

Anchorman: The Legend Continues

Adam McKay / Paramount / Aralık 2013

anchormanlegendcontinuesteaser

 

 

 

 

“İlki çok sevilince” kervanından, aynı Channel 4 haber ekibini tekrar bir araya getiren bu devam filminin konusu henüz belli değil ama dedikodular Kristin Wiig’in kadroya girmesi ve ekibimizle olan rekabetine dayanıyor. Yönetmen koltuğunda Will Ferrel’ı muhtemelen ailesinden daha çok görmüş ve tüm Ferrel filmlerini yönetmiş olan Adam McKay bulunuyor.

 

Before Midnight

Richard Linklater / Warner Bros. / VTB

beforemidnight

 

 

 

Geçtiğimiz haftalarda Sundance’de ilk kez görücüye çıkan filmin evveliyatını bu sayfaya bir şekilde ulaşmış çoğu insan biliyordur. Biz yine tedbiri elden bırakmayacak olursak, ilk film Before Sunrise’da tren yolculuğunda tanışan Jesse ve Celine’in günübirlik flanör aşklarıyla gündoğumunda bitip (reel olarak da) 10 sene sonra Before Sunset’te tekrar buluşmalarını ve görüşmedikleri bu süre zarfında gevezeliklerinden hiçbir şey kaybetmediklerine tanık olmuştuk. Hatrı sayılır hayran kitlesi olan bu seri, sinemanın terapiyle bir ilişkisi olabileceğinin de kanıtlarından. Oldukça beğenilen Sundance gösterimi sonrası hala ne bir fragman ne de birkaç verimsiz poz dışında görsel edinemediğimiz filmin bu sefer bir Yunan Adası’nda geçtiğini biliyoruz. İlk iki filmin biraz “aşk tesadüfleri sever” tonu, ikisini Yunanistan’da nasıl birleştirdiğini düşündürse de duygu adamı Richard Linklater’ın bu sefer çifte kafa kafaya 2 saat boyunca ne konuşturduğu dev merak konusu.

 

The Great Gatsby

Baz Luhrmann / Warner Bros. / Mayıs 2013

greatgatsby

 

 

 

 

Hiçbir zaman Moulin Rouge ayarında bir film daha çekemeyeceğine dair üzücü de olsa endişelenmeye başladığımız Baz Luhrmann’ın son filmi Australia, tüm çağdaş Amerikan sineması trüklerini bir külliyat genişliğinde ağdalı bir anlatımla resmetmesi suretiyle seyircisini kutuplara bölmüştü. Birçok meziyetine rağmen Hollywood’un altın çağlarına öykünen “old school” modası, senaryosunun uçuculuğu ve birkaç ayrı filme paylaştırılabilecek parçalarının kopukluğu dolayısıyla işlevsiz bir seyirlik olarak baki kalmıştı. Aynı “altın çağ” formülünü, tam da o zamanlardan kalma bir filmin yeniden çevrimi, aynı zamanda Amerikan edebiyatının güçlü eserlerinden birinin uyarlaması bakımından yine riskli bir işte uygulanmış gözükmesi, fragmandan yansıyanlar arasında. Aslen geçen sene vizyona girmesi beklenen ve çoktan bitirilmiş olan filmi stüdyo muhtemelen bu seneki hararetli yarışa sokmak istemeyerek vizyon tarihini erteledi. Bakalım daha güçlü gözüken 2013 sinemasında kendine nerede yer bulacak.

 

Nebraska

Alexander Payne / Sonbahar (VTB)

Payne’in geçen seneki The Descendants hüsranından sonraki yeni filmi, alkolik baba ve hayırsız evlat ikilisini bir yol hikayesinde buluşturuyor. Montana’dan Nebraska’ya olan bu yolculuğun motivasyonu, bir piyango bileti gibi gözükse de olur da şaşırtılmazsak baba-oğul ilişkisi üzerinden bir kendini-bulma, ötekini-tanıma, düşme-kalkma ve tamamlanma ritmine kendimizi yeniden hazırlamamız gerekiyor. Oyuncular Bruce Dern ve Will Forte gibi iki alakasız surat olarak gözükmekte.

 

Side Effects

Steven Soderbergh / Open Road Films / Şubat 2013

sideeffects

 

 

 

 

Soderbergh’in Contagion’dan sonra ikinci kez birlikte çalıştığı senarist Scott Z. Burns, kocası hapisaneden çıkan kadının psikolojik rahatsızlığı ile bu durumla savaşan psikatristin hikayesini kaleme alıyor. Kadın Rooney Mara, doktor Jude Law olup, yardımcı rollerden birinde Catherine Zeta Jones olunca sırf oyuncuları itibariyle bile merak çıtasını yükselten bir film olarak gözüküyor. Lakin Magic Mike ve Haywire’dan sonra üçüncü kez çalıştığı Channing Tatum’un “hapisaneden çıkan arıza koca” rolünde stereotipleşmiş “ağır Amerikan abi” karakteri birkaç ışık yılı öteden bile öngörülebilir bir sıkıcılıkta. Soderbergh’in türden türe zıpladığı son yıllardaki kariyerinde ele avuca tam anlamıyla oturacağına inandığımız, inanmak istediğimiz bir yapım her şeye rağmen.

 

The Grandmaster

Wong Kar-Wai / VTB

grandmaster

 

 

 

 

My Blueberry Nights’dan beri sesi soluğu çıkmayan üstad Wong Kar Wai’nin martial-arts (dövüş sanatları) tutkusu sonunda bir meyve verdi. Berlin’i açan filmi görenlerden son derece olumlu şeyler okumak, bu ara bazılarımız için yaşama sebebi. Filmin asıl kurgusunun 4 saat olduğu söyleniyor. Türlü stresle 2 saate düşürülmüş olan filmde -fragmandan da anlaşıldığı üzere- aksiyon fazlasıyla korunmuş gözüküyor. Sıfır script-value ile bile başta Kar Wai olduğu sürece saatlerce perdeye bakabileceklerimiz olduğundan şüphemiz yok. O halde tekrar Tony Leung ve Zhang Ziyi ile buluşmak için ajandamıza not düşelim.

 

Only God Forgives

Nicholas Winding Refn / The Weinstein Company / VTB

Çoğumuz yönetmeni geçen yılın en lezzetli işlerinden olan Drive ile tanıdık. Hollywood’da bir para birimi olarak Ryan Gosling’in tüm kariyer geleceğini ve personalarını değiştiren film, 80’lerin tahrik edici estetiğini günümüz ideolojilerine boyayarak diliyle uzanmadık, çekiciyle parçalamadık yer, kurum, oluşum, zihniyet bırakmamıştı. Bu sefer yine Gosling başrolüyle bir stilize intikam öyküsü izleyeceğimiz yeni film, “Uzak Doğu’da western” olarak tanımlanmış vaziyette. Refn’in Drive ile yönetmen ödülü aldığı Cannes’da bu yıl filmin seçkide olacağı bekleniyor. Bizim beklentimizse tabii ki tekrardan aynı ödülle yarışmadan ayrılması.

 

The Wolf of Wall Street

Martin Scorsese / Paramount / VTB

Hayatta çok az şey, içinde olduğun yıl gösterime girecek yeni Scorcese filmini beklemek kadar heyecan verici. Yine her türlü beklentinin hat safhada olduğu bu prodüksiyon, 90’ların alkol ve uyuşturucu batağındaki bir banka simsarının rise-and-fall (düşüş ve yükseliş) hikayesini konu alıyor. The Sopranos ve Boardwalk Empire gibi yakın geçmiş televizyon kültlerinin yazarı Terence Winter ve Scorsese’nin son Oscar canavarı işlerinde (The Gangs of New York, Aviator, The Departed, Shutter Island) çalışan ekibi bir araya getiren film, aynı zamanda Scorsese’nin dijital olarak çektiği ilk film özelliğini taşıyor. Oyuncu kadrosu her virgülde inip çıkan bir tansiyonun ürünü niteliğinde: Matthew McConaughey, Jonah Hill, Jon Favreau, Kyle Chandler, Jean Dujardin, Margot Robbie, Jon Bernthal, ve Rob Reiner.

 

Twelve Years a Slave

Steve McQueen / VTB

2012’den kalma Lincoln ve Django Unchained’in birbirinden farklı kölelik söylemlerine bu sene McQueen’in vizöründen bakacağız. İnanılmaz bir oyuncu kadrosunu bir araya getiren son yılların en kalibre yönetmeni, üçüncü kez Michael Fassbender’la çalışmayı ihmal etmemiş ne güzel ki. Hemen hemen önceki iki filminde de kölelik uzantılı vicdan sorunsalına yaklaşan McQueen, yeni filminde, 1841 yılında New York’tan kaçırılıp güneydeki bir köle düzenine satılan Solomon Northup’ın hikayesini anlatıyor. Yönetmenin, bedeni sinemada gizli-özne olarak kullanması ve zihniyetlerin “kölesi” olarak sunması, bolca yıl geri giderek bir dönem atmosferi sağlama güçlüğüyle nasıl ilişkilendirecek, 2013’ün en büyük meraklarından birisi şimdiden.

 

Inside Llewyn Davis

Joel & Ethan Coen / The Weinstein Company / VTB

Henüz ne tarihi ne de genel yapısı belli olan filmle ilgili tek bilinen, 60’ların bir folk müzisyeninin hikayesinin anlatıldığı. Başrolde Oscar Isaac, yanında Drive’daki birlikteliklerinin devamı olarak Carey Mulligan şahanesi ve kocası rolünde bir başka folk şarkıcısı olarak Justin Timberlake (?!). Dave van Ronk’un “The Mayof of MacDougal Street: A Memoir” eserinden esinlenilen filmde yoğun olarak bir belgesel havası verileceği de konuşulanlar arasında. Ayrıca aktörler tarafından birçok canlı şarkı performansın gerçekleşeceği filmde, bir Coenler olmazsa-olmazı kontenjanından John Goodman’ı da izleyeceğiz.

 

Elysium

Neill Blomkamp / Columbia / Ağustos 2013

elysium

 

 

 

 

Yönetmenin District 9 çıtasından sonrası epeydir beklenti unsuru. Öncekinden daha yüksek bütçeyle çekilen film, 2159’da insan yapımı bir uzay istasyonunda yine toplumsal mevzuları odağına alıyor. Başrollerinde kel Matt Damon ve muhtemel karşıt güç olarak Jodie Foster bulunuyor. Dünya ve bu sözkonusu istasyon arasındaki toplumsal dengeyi koruma görevi tabii ki Damon’a düşüyor.

Devamı » 1 2 3 4 5 6 7 8