2 Days In New York (2012) : Lafbaz Delpy

Seçil Toprak
Seçil Toprak
05 Temmuz 2013

Sanırım Julie Delpy’yi sevenler, takip edenler artık onun imzasını tanır hale geldiler. Daha doğrusu 1995’te Before Sunrise ile başlayan Celine yolculuğu, onun Richard Linklater’la başlayacak olan ortaklığının kendi sinemasına da nasıl yansıyacağının sinyallerini veriyordu. Tabiî biz bu sinyalleri yıllar geçtikçe daha belirgin okumaya başladık ancak o, 2004’te karakter gelişimine de yardım ettiği Before Sunset’in Celine’ini 2013’e yani Before Midnight’a kadar bırakırken, 2007’de Marion olarak çıktı karşımıza. Marion, Julie Delpy’nin 2 Days In Paris filminin kadın karakteriydi ve filmin senaryosu da yönetmen koltuğu Delpy’nin hanesine yazılmıştı. Ve evet, film tıpkı Before serisi gibi kadın erkek ilişkileri üzerinden gelişiyor ve odağa bir kadın bir de erkek karakteri yerleştiriyordu.

2 Days In Paris filminden beş yıl sonra bu kez mekan değiştirerek bir film daha çekti Delpy, filmin öyküsünü Paris’ten New York’a taşıdı. Baş karakterlerden biri olarak Marion yani Delpy yine sahnedeydi, ancak ilk filmin Jack’i yani Adam Goldberg gitmiş yerine Mingus yani Chris Rock gelmişti.

2-Days-In-New-York-3

2 Days In New York, bir devam veya seri film olduğundan ilk filmle karşılaştırma yapmadan filmi anlamaya çalışmak sanırım eksik kalıyor. Çünkü bir sürecin içinde konumlanan karakter filmlerini bir öncekinden veya bir sonrakinden bağımsız düşünmek olası değil. Hatta bu iki filmin aile bağlarının olduğu Before serisini akla getirmek yukarıda da andığımız gibi olası. Ancak madem karşılaştırma veya birbiriyle ilişkilendirme alanına giriyoruz şunu eklememiz gerekir ki; Before serisinin ayakları yere basan ağırlığı 2 Days serisinde pek yok. Delpy’nin Celine karakterine yansıttığı deli doluluk ve sinir krizinin eşiğinde gezinme (hatta birebir sinir krizi anlarına dahil olma) hali Marion’la bir hafiflik anına ulaşıyor. Marion daha flörtöz bir kadın. Celine daha fazla felsefeden beslenirken, Marion cinsellikten dem vuruyor. Tabiî yine biri Fransız diğeri Amerikalı iki insanın arasındaki kültür ve anlayış farklılıkları filme zıtlıklar yönünden gülmece unsuru sağlıyor. Hatta 2 Days In New York’ta Mingus’un zenci olması filme ayrı bir boyut olarak zenci-beyaz esprilerini de yerleştiriyor.

Bildiğiniz gibi gerek Before serisinin ilk iki filminde gerekse 2 Days In Paris’te karakterlerin hayatında çocuk yoktu. 2 Days In New York; hikâyeye çocuk faktörünü ekleyerek, biraz da yaşlarının geçkinliğine bağlı olarak karakterlerine  ayrı bir sorumluluk yüklemeyi seçmiş görünüyor. Zaten ilişkilerin başlangıç, devam etme süreçleri işlenirken orta yerlerde bir çocuk hikâyesinin eklemlenmesi bilmediğimiz bir seçim değil. Dolayısıyla çocukla başlayan ve devam eden yeni sorumlulukları kaldırabilme ve yürütebilme becerisi, ilişkilerin de geleceğini belli eden göstergeler oluyor. Üstelik yirmili yaşlarını çoktan aşmış olan bireylerin çocuğa yönelmeleri de hikâye anlatıcıları için kaçınılmaz görünüyor. Bu seçim, filme her ne kadar aileyi öven ve savunan bir kimlik verse de Delpy merkeze yerleştirdiği erkek figürünün zenci oluşuyla birtakım tabuları yine kırma eğiliminde. En azından bilindik olana değil, şaşırtmacalı olana açıyor kapıları. Tabiî yine bir Fransız ve Fransız bir aileyle bir Amerikalının anlaşabilme, birbirini anlayabilme veya birbirine katlanabilme çabaları filme komedi unsurunu kazandıran anlatım seçimleri.

2-Days-In-New-York-4

Filmin konusu her ne kadar sıradan görünse de işin içine Delpy zekâsı girince minik oyunlarla şekillenen bir senaryo beklemek hata olmaz. Tabiî konuşkan filmlere sıcak bakmıyorsanız filmi sevmemeniz işten bile değil. Yine de belirtmekte fayda var ki 2 Days In New York, 2 Days In Paris’in bıraktığı tadı devam ettiremiyor. Belki biz Delpy ve Celine ve Marion severler, kadını günübirlik işler içinde savrulurken görmek istemiyoruz. O hep kadın olma hallerini yaşama geçirmesin de, bununla eğlensin istiyoruz kim bilir! Ancak Delpy’nin iyi bir gözlemci olduğu ve ağzının da iyi laf yaptığı gerçeğini değiştirmiyor bu ufak tefek aksamalar.

Before Midnight ile buluşmaya (festivalde görmeyenler için tabiî) az bir süre kala sevenleri için 2 Days In New York, iyi bir ısınma turu olabilir.

—-

Türkçe Adı: New York’ta 2 Gün

Yönetmen: Julie Delpy

Senaryo: Julie Delpy, Alexia Landeau

Yapım: Fransa / Almanya / Belçika, 2012

Oyuncular: Julie Delpy, Chris Rock, Albert Delpy, Alexia Landeau…

Süre: 96′ 

Seçil Toprak

twitter.com/sec_t

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5