Here We Go Round The Mulberry Bush (1968): 1960’lardan Bir Kırıntı

Bir kültten “The Loneliness of the Long Distance Runner”dan bir sahneyi hatırlatmak gerekiyor.Smith ,bulunduğu yerden,geçmişine ya da bir yerlerde bıraktığı , o puslu, hayalimsi dönemlerine kopuşlarından birinde,yakın arkadaşıyla  araba çalar ve yolda gördükleri iki kızı araba aracılığıyla bir nevi kazanırlar,sonrasında da beraber vakit geçirişleri,kumsala,kırsala gidişlerini eğlencelerini görürüz.Başlı başına bir basamaktır “uzun mesafe koşucusunun yalnızlığı” .Yapım yılı 1962.

“Here We Go Round the Mulberry Bush” türkçeye çevrimi “Dut Bahçesi”,1968 senesi  İngiltere’sinde geçen USA-UK yapımı film.Jamie McGregor (Barry Evans) henüz okul çağında bir gençtir.Günümüz modernizminin kökenlerinin atıldığı 1960’lar, sıkıntı ve buhranlı ve dahası baskıcı  kraliyet dönemlerinin artık 20.yy’nin ilk yarısının da atlatılmasıyla geride kaldığı, bireyin, kendini ve çevresini keşfetmeye başladığı dönemlerdir.

Filmin açılışında itibaren Jamie ileyizdir.Onun bizi içe çekişi -uzun yıllar televizyonda çalışmış  “Clive Donner” ‘ın-yönetmenliğiyle filmin girişinden anlaşılır.Etrafındaki kadınları yeni keşfetmiş ergenlik dönemi gençleri gibi kadınların kritiğini,kendisine dillendirir.Günümüzdeki basit kalibreli Amerikan komedileri (American Pie vb) gözetildiğinde bir şaheser ve dahası olan “Dut Bahçesi”nden somut içerik açısından bilgi vermek gerekirse Jamie 2000’li yılların dünyasında yaşıyordur.Renkli çekilen filmin görüntü kalitesi “hd” formatında olsa ve şimdi izlenmiş olsa kimse bir ayrım yapamaz sanıyorum.Bu da bir eserin en önemli niteliği olarak kabul edilen “evrenselliği yakalayabilme” maddesini barındıran bir yapımla karşılaştığımızı görüyoruz.Audrey,Linda,Caroline,Paula ve tabiki ideal kadın ve son gelen iyi gelir dedirten en başından beri var olan “Mary”.

Film boyunca algı mekanizmasının ketum olduğu bölgemiz coğrafyasının hala erişemediği bir ortam sunuyor “Dut Bahçesi”.Ve esas odak noktamız olan 1960’larda cinselliğini keşfetme serüvenindeki Jamie.Tüm bu kadınlar ve birçoğu da özünde isimleriyle; sert aile yapısına,toplumun yargıç zebaniliğine “The Loneliness of  the Long Distance Runner” benzeri -belki biraz daha naif- karşı çıkıyor.Üslubu ve belki de beğenimi kazanmasına sebep bir Bergman ,Woody Allen benzerinde “Hayal Sekansları” ,garip geçişlerle anlatmak istediğini vermesi.Başlarda Linda’yı öper Jamie,kızın robotlaşmış katılığını görür,görürüz.Yönetmenin bir derdi var dedirtir bu sahne.Farklı kadınlarla başarısız deneyimler yaşar Jamie,kimi vakit yaşıtlarına bir nümayiş olarak kullanılır bunlar ancak biliriz ki “Jamie” asla gösteriş budalası değildir.Nitekim esasında “Mary”yi elde etmek yegane arzusudur.

 

“Ters Çevrilmiş” pisuvar,bir basamaktır.Cinselliği özgür iradeyle dilediği gibi yaşamak ancak bunu tam anlamıyla gerçekleştirmeye ramak kalmak.Bunu irdeliyor film.Barry Evans’ın muhteşem oyunculuğu “1.tekil  kişi” hikayelerinin görsel halini sevenlere bir davet sunuyor.Filmdeki oyuncuların asla başarılı kariyerleri olmadı,çoğu tv yapımı işlerde barınabildiler ancak bu yeteneksiz olduklarından olmasa gerek.Ayrrıca filme ayrı bir katkısı olan eskilerden az bilinmiş Traffic’in – Here we Go Round the Mulberry Bush parçası da dinlenmeye değer.Bizlere de böylesine İngiliz aksanı damlayan nadide bir filmi izlemek düşer.

Not: Yazı, nihilist nihilim demez herkes kaka yapar tarafından kaleme alınmıştır.

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5