16. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali Günlükleri – 5

Güzin Tekeş
Güzin Tekeş
17 Mayıs 2013

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 16 Mayıs Perşembe günü Kızılırmak Sineması’nda düzenlenen bir törenle sona erdi. Renkli açılış töreninden görüntülerle başlayan kapanış gecesi, sinemacılar, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda sinemaseverler katılımıyla gerçekleştirildi.

Festival’in, her sene Türkiye sinemasındaki genç kadın oyuncuları desteklemek amacıyla verdiği “Genç Cadı” ödülü, bu yıl Yeşim Ustaoğlu’nun “Araf” adlı filminin başrol oyuncusu Neslihan Atagül’e verildi. Gecenin bir diğer ödülü ise Uçan Süpürge’de 2003’ten beri verilmekte olan “FIPRESCI” ödülü oldu. Tüm dünyada sinema çevrelerinin prestij ödülü kabul ettiği ve kadın filmleri festivalleri arasında sadece Uçan Süpürge’de verilen “FIPRESCI” ödülü, festivalin “Her Biri Ayrı Renk” bölümünde gösterilen 12 film arasından İzlandalı yönetmen Solveign Anspach’ın yönettiği “Queen of Montreuil (Montrö Kraliçesi)” adlı filme gitti.

Hakkını arayan, kendi ayaklarının üzerinde durabilen her kadına “cadı” yakıştırması yapan erkek egemen zihniyete inat; evet biz cadıyız, işte bunlar da uçan süpürgelerimiz diyerek elini taşın altına koyan kadınların emekleriyle gerçekleştirilen festival böylece sona erdi. Seneye yine süpürgelerimize binip Ankara’da buluşmak dileğiyle…

Mother (Anne)

mother
Cezayir ve Fransa ortak yapımı olan “Mother (Anne)”, savaşın hüküm sürdüğü Cezayir’de şehir merkezinden uzak bir köyde geçiyor. Yönetmenliğini Djamila Sahraoui’nin yaptığı film, bir oğlunu yeni toprağa vermiş bir kadının, onun katili olarak, İslami bir örgüt lideri olan diğer oğlunu sorumlu tutuşunu ve bu eksende gelişen olayları anlatıyor. Yunan tragedyalarını hatırlatan filmin merkezinde doğaya, hayvanlara şefkatle davranmasına karşın, kendi oğlundan bu şefkati esirgeyen bir kadının hikâyesi yer alıyor. “Mother”, festivalin “…Rağmen… Dayanışma-Direniş-Devinim” bölümünde gösterildi.

Gözetleme Kulesi (Watchtower)

watchtower_01

Festivalin en dikkat çeken filmlerinden biri de geçtiğimiz yıl Altın Koza’dan ödülle dönen, Pelin Esmer filmi “Gözetleme Kulesi” oldu. Uçan Süpürge Film Festivali’nin “Türkiye’den Filmler” bölümünde Ankaralı sinemaseverlerle buluşan film, gözetleme kulesinde görev yapan yalnız bir adamla, tek başına ayakta kalmaya çalışan genç bir kadının tesadüfen kesişen hikâyelerini anlatıyor. Temas ettiği konuların hassasiyetinin yanı sıra, ajitasyona düşmeden çarpıcı bir gerçekle işlenmiş filmin gösterimine yönetmen Pelin Esmer ve ödüllü oyuncusu Nilay Erdönmez de katıldı. “Gözetle Kulesi”, Olgun Şimşek ve Nilay Erdönmez’in şahane performanslarının yanı sıra, gerçeklikten hiç kopmayan diliyle de Türkiye sinemasının dikkate değer örneklerinden birini oluşturuyor.

Şimdiki Zaman (Present Tense)

simdikizaman

Uçan Süpürge’nin “Türkiye’den Filmler” bölümünde yer alan kadın yönetmen filmlerinden biri de Belmin Söylemez’in yönettiği “Şimdiki Zaman”dı. İşsiz ve yalnız bir kadın olan Mina, artık Türkiye’de bir hayat kurmaktan vazgeçmiş, tüm umutlarını Amerika’da yeni bir yaşama bağlamıştır. Ancak göçmen olarak Amerika’ya gitmek öyle kolay değildir. Kısa bir süre sonra evini boşaltmak zorunda olan kadın, bir an önce bir iş bulup para biriktirmeye çalışırken, karşısına ilginç bir fırsat çıkar. Bir cafede falcı olarak çalışmaya başlayan Mina, kimseye umut dolu sözler söylememesine rağmen şöhreti kısa sürede yayılır. Pek çok kişinin zaman zaman teselli aradığı fal olgusunun iç yüzünün yanı sıra, Türkiye’de kol gezen umutsuzluğa dair de önemli şeyler söyleyen “Şimdiki Zaman” filminin Uçan Süpürge kapsamındaki gösterimi, yönetmeni Belmin Söylemez’in de katılımıyla gerçekleştirildi.

Queen of Montreuil (Montrö Kraliçesi)

montre kraliçesi

16. Uçan Süperge Kadın Filmleri Festivali’nin “Her Biri Ayrı Renk” bölümünde yarışan ve “FIPRESCI” ödülüne layık görülen “Queen of Montreuil”, adını bir İzlanda atasözünden alıyor. Bu atasözüne göre kocasını kaybeden bir kadın, bu acının üstesinden gelebilirse kraliçe olmuş sayılır. İşte film de kocasının yasını tutan Agathe’nin havaalanında tanıştığı İzlandalı tuhaf anne-oğlun desteğiyle Montrö kraliçesine dönüşmesini konu alıyor. İzlandalı kadın yönetmen Solveig Anspach’ın yer yer güldüren yer yerse duygulandıran sürprizlerle dolu filmi henüz “FIPRESCI” ödülünü kucaklamamışken bile Ankaralı seyircilerden yoğun ilgi gören filmlerden biri oldu.

guzintekes@gmail.com