16. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali Günlükleri – 3

Güzin Tekeş
Güzin Tekeş
14 Mayıs 2013

Lore (Savaşın Gölgesinde)
Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali kapsamında gösterilen 2012 yılının bol ödüllü filmlerinden “Lore”, aynı zamanda “Her Biri Ayrı Renk” bölümünde yarışmanın en iddialı adaylarından. İnsanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde geçen film, Nazi anne ve babalarının tutuklanması sonucu ortada kalan beş çocuğun en büyükleri olan Lore’nin gözetiminde Hamburg’da yaşayan büyük annelerinin yanına sığınabilmek için yaptıkları zorlu yolculuğu konu alıyor. Yol boyunca karşılaştıkları çeşit çeşit kâbus, Lore’nin o güne dek inandığı her şeyi sorgulamasını sağlıyor. Tek bir savaş sahnesi göstermeden, savaşın tüm felaketini gözler önüne sermeyi başaran film, bu kez döneme, soykırıma uğrayan Yahudilerin gözünden değil, Nazi ideolojisine baş koymuş bir ailenin gözünden bakıyor. “Lore”, özellikle savaşın kutsanmaya çalışıldığı şu günlerde gözden kaçırılmaması gereken bir film.

lore

Beast Paradise (Hayvan Cenneti)
Yönetmenliğini Etselle Larrivaz’ın yaptığı Fransız filmi “Beast Paradise”, kadına yönelik şiddetin dili, dini, ırkı olmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Festivalin “Olay Yeri Aile” bölümünde seyirciyle buluşan film, karısına hem fiziksel hem de psikolojik şiddet uygulayan bir adamın, kadın boşanmak istediğinde, onu komaya sokacak kadar ileri gitmesi ve çocukları annelerinden kaçırmasını konu alıyor. Sistemin tıpkı Türkiye’deki gibi başka toplumlarda da kadını, erkeğin karşısında korumasız ve çaresiz bıraktığını gördüğümüz filmin isminin çok doğru seçildiğini de belirtmekte fayda var. Şiddet dozu yüksek olan “Beast Paradise”ın finali biraz zayıf olsa da özellikle çocuk oyuncuların performansı için izlenmeyi hak ediyor.

leparadis

 

When I Saw You (Seni Gördüğümde)
Yıl 1967. Yer Ürdün’de bir Filistin mülteci kampı. Savaş yüzünden annesiyle beraber hayatını mülteci kampında sürdürmek zorunda kalan 11 yaşındaki Tarık, Filistin’e dönerek babasını bulmayı kafaya koyup kamptan kaçınca, onun ve peşindeki annesinin yolları bir askeri kampta eğitim gören Filistinli gerillalarla kesişir. Dönemi fazlasıyla romantize eden film, zaman zaman bir gerilla kampını öğrenciler için düzenlenen yaz kampları gibi ateş başında gitar çalınan, yağlı boya resimler yapılan bir yer olarak gösterecek kadar ileri gidebiliyor. Yönetmenliğini Annemarie Jacir’in yaptığı film, çeşitli Ortadoğu festivallerinden ödülle dönmüş olsa da İsrail-Filistin mevzusunu kendi gerçeğinden koparıp başka bir maceraya sürüklüyor.

rasha

The Summer Side (Yaz)
Pedro Almodovar’ın gözde oyuncularından Antonia San Juan’ın hem yönetip hem de başrolünü üstlendiği “The Summer Side”, Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin “Pembesiz Mavisiz” bölümünde seyirciyle buluşan filmlerden. Bir ailenin her biri ayrı telden çalan fertlerinin, babalarının ölümünün ardından geçirdikleri değişimleri ve birbirlerinin tercihlerine saygı duymaya başlamalarını konu alan film, genellikle Almodovar filmlerinde görmeye alışık olduğumuz renkli ve geveze bir atmosfere sahip. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin “Camille Rewinds” ile beraber en neşeli filmlerinden biri olan “The Summer Side”, Pedro Almodovar’ın tarzını sevenler için kaçırılmayacak fırsat.

yaz

Djeca (Saraybosna Çocukları)
Savaşta ebeveynlerini kaybeden pek çok çocuğun yanı sıra, savaş sırasında yaşanan tecavüzler sonucu dünyaya gelmiş ve doğar doğmaz terk edilmiş çocukların azımsanamayacak sayısı bugün Bosna Hersek’in en ciddi sorunlarından birini teşkil ediyor.  Almanya, Fransa ve Türkiye ortak yapımı olan “Djeca”, Bosna Savaşı sırasında anne ve babası ölmüş Rahima’nın tek başına, çalışarak hayatta kalma ve kardeşi Nedim’e sahip çıkma mücadelesini anlatıyor. Yönetmenliğini Aida Begic’in yaptığı bol ödüllü film, bireysel bir öykü çerçevesinde savaş sonrası ülkede yaşanmaya devam eden travmayı peliküle aktarıyor. Bosna’nın “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Oscar adayı da olan film, tüm iyi niyetine rağmen derdini anlatmakta epey zorlanıyor. Ankaralı izleyicinin yoğun ilgi gösterdiği filmin, festivalin “Her Biri Ayrı Renk” yarışmasının adaylarından olduğunu da hatırlatmakta fayda var.

djeca

Camille Rewinds (Şimdiki Aklım Olsa)
Düşünün ki bir sabah uyanıyor ve kendinizi 16 yaşındaki halinizde buluyorsunuz. Yanlış yaptığınız her şeyi değiştirmek ve bambaşka bir hayat yaşamak için yeni bir şansınız var. İkinci bir şans hayali zaman zaman herkesin kurduğu bir hayaldir ama Camille’in bu hayali gerçek oluyor. Lisede tanışıp âşık olduğu, ancak uzun bir evliliğin ardından onu terk eden kocasıyla, yıllar önce ölen anne ve babasıyla tekrar karşılaşan Camille, bu şansı iyi kullanmaya kararlıdır. Bir yandan annesinin ölümünü engellemeye çalışırken, bir yandan da hayatının aşkından uzak durmaya çalışır. Hollywood’un sevdiği temalardan olan “ikinci şans”, bu kez Fransız sinemasında can buluyor. Yönetmenliğini Noémie Lvovsky’nin yaptığı “Camille Rewinds”, aldığı birkaç uluslararası ödülün yanı sıra Fransa “Cesar Ödülleri”ne de 13 dalda aday gösterilmişti.

camille
guzintekes@gmail.com